Aylardır sebze meyve fiyatlarını konuşuyoruz.
Birilerinin elde ettiği haksız kazançlardan, o birilerinin vatandaşın cebinden çaldığı paralardan bahseder dururuz.
Koro halinde bu haksız kazançların ekonomiye getirdiği yükten, günlük hayata getirdiği pahalılıktan, enflasyondan yakınırız.
Ama sadece yakınırız.
KISIR DÖNGÜ...
İşin daha da tuhaf tarafı herkes şikayetlere hak verir.
Herkes bu konuda olan biteni, sistemdeki yamukluktan dert yanar.
Ancak hiç kimsenin gücü, günlük yaşantıyı zehreden ve tüm kötülüklerin anası olan bu çarpıklığı durdurmaya yetmez, hiç kimse bu rezil gidişe dur diyemez.
Sürekli olarak işin sonunda kazanan taraf gıda teröristleri olur, sürekli olarak işin sonunda piyasayı domine eden gıda vampirlerinin dediği olur.
YILGINLIK YOK DİRENİŞ VAR...
Eski bildik solcu sloganıdır bu başlık.
Yanlış anlaşılmasın solcu değilim. Sağda solda da hiç böyle sloganlar atmadım ancak konumuza cuk oturduğu için yazdım.
Evet, hal böyle olmasına rağmen yılmayacağız, bu kısır döngüyü yıkana kadar direnmeye, yazmaya, anlatmaya devam edeceğiz.
İşin sonunda kazanan biz olacağız, hak olacak ve bu konuda cep hırsızlarının hepsinden kanun önünde hesap soracağız.
BU PAHALILIK NEYİN NESİ...
Artık bir ezber haline geldi.
Tarlada üç lira tezgâhta 30 lira.
Ürünün ne olduğunun bir önemi yok.
Peki, nasıl oluyor
Açıklayabilene aşk olsun.
Bu aradaki 10 kat kazanç çiftçinin cebine mi gidiyor
Hayırrr...
Bu aradaki fark vatandaşın kazancı mı
Hayırrrr...
Peki kim kardeşim işin sonunda kaymağı yiyen
Üretici değil tüketici değil, peki kim kazanıyor bu işte
İşte düğüm soru bu.
Kim bunlar
ŞEBEKE...
Talihliyi açıklıyorum, bu işin kaymağını yiyen kartel tabaka.
Kartel kelimesinin anlamını bilmeyen olabilir, hemen açıklayayım.
Kartel; aynı sektörde faaliyet gösteren bağımsız şirketlerin rekabeti ortadan kaldırmak veya azaltmak amacıyla fiyat, üretim miktarı ve pazar paylaşımı gibi konularda gizli ya da açık bir şekilde anlaşarak oluşturdukları tekelci birlikteliktir.
Zamanında en büyük hatayı yaptık ve mahalle bakkalını öldürerek gıdada tekelleşmenin yolunu açtık.
İşte tekelleşen o yapılar zamanla devleştiler ve bugün güç zehirlenmesinin getirdiği enerjiyle siyaseti dizayn etmeye kalktılar.
Bugün halen hal yasası çıkmadığı için, bugün tarladan markete uzanan gıda yolunda dijital takip yapılmadığı için kimlerin tarladaki ürüne taklalar attırarak fiyatı 10 kat artırdığını göremiyoruz, kimlerin fason şirketler kurarak bu şirketler üzerinden büyük vurgunlar yaptığını göremiyoruz
Göremediğimiz için de o birileri vatandaşın cebindeki üç beş kuruşu çalarak servetlerine servet katıyorlar.

3