Bunlar Bizim Çocuklar mı

Hırsımı alamadım yazmaya karar verdim.

Zira yeryüzünde yaşayan ne kadar Türk varsa hepsini ayağa kaldıran, bu asil milleti yedi kıtada yollara döken, çoluk çocuk milyonları sabahın kör karanlığında ekran başına diken bizim çocuklarımızın(!) ruhsuzluğu aklımdan çıkmıyor.

Maç sonu Mert Müldür dışındaki futbolcuların adeta görevimizi yaptık ve 300 milyon Türk'ü çökerttik diyen poker suratları gözümün önünden gitmiyor.

Peki neden

Bu vurdumduymazlığın, bu kifayetsizliğin sebebi nedir

AT GÖZLÜĞÜ...

Olan bitene düz kontak bakan biri bu hezimetin sebebini işin kolayına kaçarak gücümüze bağlar.

Böyle düşünen kahır ekseriyette oluşan ana fikir genellikle şudur;

"Ne yapalım elimizden gelen budur, gücümüz buraya kadar."

Peki bu okuma doğru bir okuma mıdır

Elbette değil...

ARTIK UYANIN...

Gücü buraya kadar olan bir Arda'ya dünyanın ilk üç beş kulübünden biri olan Real Madrid kapılarını açar mı

Gücü buraya kadar olan futbolculara Avrupa'nın en ünlü kulüpleri kadrolarında yer verir mi

Kendinizi kandırmayın, gücü bu olan bir futbolcuyu, elimden gelen anca budur diyen bir topçuyu o kulüplerin kapısına bekçi yapmazlar.

Gerçekçi olalım.

Peki, o zaman sorun ne

Neden Milli Takım denilince bir şeyler olmuyor, her seferinde garip garip olaylar yaşanıyor.

Bu soruya sağlıklı cevap verebilmek için biraz sporun dışına çıkmamız, biraz istihbarat aklımızı kullanmamız, soruna geniş bir pencereden bakmamız gerekecek.

OYUN İÇİNDE OYUN...

Yıllardır birileri bizi sürekli baskıladı, sürekli aşağıladı.

"Siz Türkler, adam olmazsınız!"

"Sizden bir şey olmaz!

"Siz yapamazsınız, çünkü siz Türk'sünüz.

"Batı yapar siz seyredersiniz!"

SIRA MİLLİ DEĞERLERDE...

Yine aynı birileri, bizim milli değerlerden uzaklaşmamız, bayrak vatan gibi kavramları unutmamız için her türlü kirli işi çevirerek elinden geleni ardına koymadı.

Daha da vahimi o birileri halen bu işleri çevirmeye, oyunu olanca hızıyla oynamaya devam ediyor.

"Bırakın bu bayrak muhabbetini, altı üstü bez parçası."

"Bırakın Türklüğü, bırakın bu kavramları globalleşin."

"Geçin birlik beraberliği dünya insanı olun, tekil yaşayın!"

"Gündelik yaşayın, yiyin için, cinsellikten başka bir şey düşünmeyin sadece tüketin!"

EN BÜYÜK ENGEL...

O birileri bayrağı, birlik beraberliği bozma konusunda önünde en büyük engel olarak sporu gördü ve operasyona da buradan başladı.

Gizli papaz soysuz Fetullah Gülen'in Fenerbahçe spor kulübünü mutlaka ele geçirin demesi işte tam da bu yüzdendi.

Tercih doğru bir tercihti.

Düşünsenize siz bayrak, birlik, beraberlik, başarı gibi değerleri dümdüz etmişsiniz, bu konuda motivasyon ülkede yerlerde sürünüyor.

Bir teknik adam ya da bir futbolcu çıkıyor, bir gol atıyor, dünyanın tüm coğrafyasında yaşayan Türkler havalara sıçrıyor, meydanlarda ellerde sırtlarda bayrak davul zurna omuz omuza halaylar çekiyor, kornalar feryat figan gidiyor, yer gök yıkılıyor.

OYUNUMU BOZANIN OYUNUNU BOZARIM...

Emperyalist güç olarak gelip milyarlarca dolar harcayacağım, tuzağı tezgâhı kuracağım, bir futbolcu, bir teknik adam çıkacak ve benim oyunumu yerle bir edecek.

O teknik adama, o futbolcuya nefes aldırmam.

OYUNA GELDİK, GELMEYE DE DEVAM EDİYORUZ...

İtiraf edelim hepimiz değerleri yok etme, gündelik yaşam sürme konusunda Batı'nın oyunlarına geldik.

Bugün ulusça birlik beraberliği, bayrağı sadece milli maçlarda, milli müsabakalarda anar, böylesi günlerde yaşar vaziyetteyiz.