Başaramayacaksınız

Çok kez söyledik ama tekrarlamakta fayda var.

Çok kritik süreçlerden geçiyoruz.

Dünya tamamen yeni baştan şekilleniyor.

Bildik ezberler yıkılıyor, yerkürede yeni yeni kutuplar oluşuyor.

İnsanlık adına işin en önemli tarafı bu yeni oluşumda güçlü olan, baskın olan taraf en az üç asır dünyanın gidişine yön verecek.

Bu süreç sonunda dünya ya bir huzur dönemine girecek ya da bugünleri de aratan beter günler yaşayacak.

Peki bu yeni oluşumda kim nerede...

ŞER KUTUPLAR...

Oluşacak kutuplara baktığınızda karşılaşılan manzara şu...

Şekillenmeye başlayan kutupların çoğu şer cepheden.

Bu cephelere baktığınızda da haklı olarak derin bir karamsarlığa kapılıyorsunuz.

Karamsar olmakta da son derece haklısınız.

Birlikte sorgulayalım, acaba hangisi dünyanın hayrına iş yapar...

Rusya mı, Amerika mı, Çin mi, Hindistan mı, Avrupa mı...

Hiçbiri...

Çünkü bu kutupların her biri özünde emperyalist ve siyonist bir mantığa sahip.

Eyvah bittik mi

Endişelenmeyin şimdi içinizi ferahlatacağım.

HAYIR KUTUPLAR...

Bu kadar olumsuzluğun içinde elbette iyiye giden olumlu şeyler de var.

Olumludan kastım şer cepheye karşı koyacak hayır cephesi.

Bu cepheye baktığınızda karşınıza beton gibi iki kutup çıkıyor.

Türk ve İslam dünyası.

İşte bu iki cephe insanlığın son yüzyılda yaşadığı kâbusu sonlandıracak, dünyada barış ve adaleti getirecek olan tek cephe.

Bu kurtuluş cephelerinin koçbaşı olan bir ülke var.

Türkiye...

İYİ Kİ VARSIN...

Evet bu iki cepheyi toparlamaya çalışan Türkiye bu konuda dünyanın kaderini değiştirecek önemli adımlar atıyor.

Bir yanda Mekke İttifakı diğer yanda Türk Devlet Teşkilatı yapılanması olanca hızla yürüyor.

Biri İslam dünyasını birleştirecek, diğeri Türk dünyasını.

Bu birlikteliklerden herhangi biri sağlandığı an dünya nefes alır.

Bu durumu en iyi gören ve olacakları en iyi bilenler de şer cephenin adamları.

O halde ne yapmalı şer kutuplar olarak el ele vermeli ve Türkiye durdurulmalı.

Onlar da öyle yaptılar.

ŞEYTAN SAHAYA İNDİ...

Erdoğan'ın deyimiyle bugünlerde şer cephede kim varsa sahaya indi ve hem Mekke'yi hem Türk Devlet Teşkilatını engellemek için, güç yettiği takdirde de yapıyı dağıtmak üzere saldırıya başladılar.

Bugünlerde şer cephenin koçbaşı ülkesi İsrail.

İsrail; "Mekke ittifakı" için Husiler üzerinden, Türk Devlet Teşkilatı için ise Türkiye ve Azerbaycan'da mevcut kripto yapılar üzerinden çok sinsi bir oyunu uygulamaya koydu.

Özellikle Azerbaycan-Türkiye dostluğunu bozmak üzere beni de bu yazıyı yazmaya mecbur eden aşağılık bir oyun bugünlerde olanca hızıyla sahnelenmeye devam ediyor.

Birçok konu çarpıtılarak, bazı yalan yanlış konular ise klavye teröristlerince farklı yerlere çekilerek kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Bir avuç suda fırtına koparmaya çalışan bu çabalar gerek Azerbaycan gerek Türk halkı tarafından görülüyor.

Bu asılsız konular üzerinde detaya girip oyunu kuran yapının değirmenine su taşımayacağım.

Bunun yerine Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin tezgahı kuranların oyununu boşa düşüren o tarihi açıklamasından alıntılar yapacağım.

Bakın neler diyor Devlet Bahçeli;

"Türk Devletleri Teşkilatı'nın ulaştığı seviye, Türk dünyasının geleceği bakımından büyük önem taşımaktadır."

"Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir."

"Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki ilişkilerin temelinde, her bir üye devletin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesi bulunmaktadır."