Açık poker

Günlerdir yazıyoruz, günlerdir yaşıyoruz.

Birileri Türkiye-Azerbaycan dostluğunu bozmak için dört cepheden saldırı halinde.

Birileri "Türk Devletleri Teşkilatını" engellemek için bütün tuşlara basmış durumda.

Üstelik o birileri son günlerde bu uğurda elinden geleni ardına koymayacağını da göstermiş durumda.

Yine o birileri başaramayınca da gerekirse körün gözüne sokma pahasına her türlü riski alacağını ispat etmiş durumda.

Çünkü o birileri için artık "maskeler düşecekmiş, kriptolar deşifre olacakmış" gibi ayrıntıların bir önemi kalmadı.

Bunda kısmen haklılar zira oyun bitiyor.

Oyun biterse de yenilen tarafın tekrar ayağa kalkma şansı, ya da başa dönüp yeniden oynama şansı yok.

Bu durum bilindiği için artık iki taraf da açık poker oynuyor.

KARŞI HAMLE GECİKMEDİ...

Birileri bunu yaparken başka birileri de kurulu oyunları bozmak, kurulmuş tezgâhları yıkmak için karşı hamleler yaptı ve hepsini yerle bir etti.

Aldığı tedbirlerle oyunları darmadağın eden o başka birileri geçtiğimiz gün karşı atağa geçti ve çok stratejik bir hamle ile dağıttığı oyunların yerine oyun kurdu.

OYUN BÖYLE KURULUR...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Ekim 2026'da Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) Zirvesi'ne katılmamış yerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı göndermişti.

Erdoğan'ın katılmama gerekçesi resmen açıklanmadı ancak burada durumun İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'un da toplantıya katılacak olmasından kaynaklandığını bilmeyen yok.

Buna karşılık Aliyev'de 30 Ekim'de Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmadı.

Azerbaycan basınında Aliyev'in katılmama gerekçesi önceden planlanmış program ve yoğun çalışma takvimiyle açıklandı.

Bu durum ve sonrasında yaşanan bazı olaylar beraberinde iki ülke arasındaki dostluk tartışmalarını getirdi.

Bir kısmı sinsice planlanmış bu tartışmalar birileri tarafından sürekli manipüle edildi.

Bu tartışmalara noktayı koyacak stratejik atak yine Erdoğan tarafından geldi.

Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile halkına selamlarını sunarak olağanüstü bir gelişme yaşanmazsa yaklaşan 8 Kasım Zafer Günü'ne katılacağını açıkladı.

Açıklamada ayrıca Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü kardeşlik ve müttefiklik bağlarına dikkat çekildi, iki ülke arasındaki iş birliğinin gelecekte de güçlenerek devam edeceğine olan inanca vurgu yapıldı ve son olarak da Azerbaycan'a daimî barış, refah ve ilerleme temennisinde bulunuldu.