Tazminat
İran'ın tazminat talebi sadece para değil, stratejik bir hamle: saldırganı yenilgiye uğratmış bir tarafın haklılığını uluslararası hukukta tescil ettirmek—peki bu hak, küresel güç dengesinde gerçekten yerine getirilecek mi?
Yazar, İran'ın İsrail ve ABD'ye karşı tazminat talebini, maddi zararların ötesinde stratejik bir diplomatik hamle olarak değerlendirmektedir. Bu talep, uluslararası hukuk nezdinde mağdur tarafın haklılığını tescil etmek ve karşı saldırılarını meşrulaştırmak amacını taşıyor. Ancak yazarın ana argümanı, bu hakkın uygulanmasının küresel siyasi iradeye bağlı olduğu ve mevcut durumda böyle bir mekanizmanın olmadığıdır—yeterli hukuki argümanın güç dengesini değiştirmeye yeteceğini düşünmek gerçekçi midir?
İsrail ve ABD güdümlü bir savaş politikası çeyrek asırdır Orta Doğu'yu yıkıp, geçiyor. İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, 28 Şubat'ta İran'a başlatılan saldırıyla oluşan yıkımın, maddi ve manevi zararların telafisi için mutlaka tazminat talep edeceklerini söyledi.
IRAK ÖDEMİŞTİKuveyt'i işgali sırasında verdiği zararları karşılaması için tazminat ödemesine hükmedilen Irak'a yüklenecek tutarı ve yöntemi belirlemek üzere BM bir komisyon toplamıştı. 52,4 milyar dolar olarak belirlenen tazminatın son taksidi Şubat 2022'de ödendi.
Ne var ki; o gün Irak'a bunu yaptırabilen irade, aynı şeyi İsrail-ABD ittifakına yaptıramaz. Bu tür yaptırımlar; küresel siyasi düzenekte, ABD merkezli status quo'yu bozma girişimi olarak değerlendirilecektir. Bunu da İspanya, Belçika hükümetleri ve birkaç Avrupalı parlamenterden başka kimse göze alamaz. Uluslararası sistemin "denge" dediği durum, çoğunlukla ABD ve onun ağırlığını taşıyan NATO menşeili bir perspektiftir. Burada hukuk değil, politik büyüteçler dikkate alınır.
O nedenle, bir tazminat kararı; BM gibi güçlü bir karar mekanizması kadar, bunu uygulatacak siyasi iradeyi de gerektirir. Öyle ki; İsrail ve ABD'nin aynı anda dinleyeceği bir siyasi iradeyi... Bu da pek olası görünmüyor.
EĞER İSRAİL ÖDERSEBirden çok cephede, yıllardır kesintisiz savaşan İsrail'in savaş ekonomisinin ağırlığı bir yana, BM nezdinde; başta Filistin olmak üzere, bölge ülkelerinde yarattığı yıkımın faturası, tarihte görülmemiş bir tazminatı ortaya çıkaracaktır. Bu tutar, geleceğinin tümden ipotek altına alınması demektir. Ödenmesi halinde İsrail'i, gelecekteki olası saldırılarını engelleyecek kadar zayıflatacaktır.
İRAN NE KAZANIRİran için tazminat beklentisi sadece maddi ve manevi zararların karşılanması arzusu ve anlamı taşımıyor. İran'ın tazminat talebi bir siyasi mesajdır. Savaş tazminatı ödemekle yükümlü tutulan tarafın saldırganlığı, verdiği zarar ve daha da önemlisi yenilgisi uluslararası hukukta ve kamuoyu nezdinde kabul edilmiş olacak. ünkü; tazminat talepleri, ancak kazananlar tarafından tahsil edilir. Yani sadece sayısal bir veriden söz edilmiyor. Bu aynı zamanda "stratejik ve diplomatik bir hamle". Böylece "mağdur" edilen taraf, haklılığını hukuki bir düzeye taşımış olacak ve "alacaklı" hale gelecek.
İsrail ve ABD saldırılarına karşı "haklı bir savunma" yürüttüklerinin altı çizilecek, böylece İran'ın karşı saldırıları meşrulaşmış olacak. Böylece, "nükleer" konusu başta olmak üzere Batı ile yeni bir görüşme zemini açılacak.
İsrail ve ABD eğer tazminat ödemeyi kabul ederse; İran içeride de "hakkını sonuna kadar" arayan bir iktidar imajı çizecek. Hem de bunu silahlarla değil; hukukla, yasalarla yapmış olacak.
HASAR TESPİTİ
3