Salih bir hizmetin latif yolcusu: Mehmet Latif Salihoğlu

Bazen bir vefat haberi, içimizde çok farklı hissiyatlara kapı açar. Vefat eden kişiyle yaşadığımız hatıralar akla gelir. İç dünyamızda fırtınalar kopar.

Bazı keşkelerle yüzleşmek zorunda kalırız. Bu hayalî yolculuğun ehemmiyetli neticelerinden biri de vefat eden kişiyi ne kadar çok sevdiğimizi fark etmektir. Sevdiğimizin kıymetini fark ettiğimizde ise başka bir hakikat karşımıza çıkar:

Kadir kıymet bilmek için ölümü beklemek pişmanlıktır!

Latif ağabeyin vefat haberini duyduğumda hâlet-i ruhiyem bu şekildeydi. Hasta olduğunu biliyorduk, ameliyat olacağı haberini almıştık ve dua talepleri sosyal medyada ilân ediliyordu. Fakat sonunda mevtin vuku bulacağını pek hesap edemedik. Vefat haberinden sonra gazetemizi takip ettim. Hakkında yazılan yazılar ve yayımlanan taziye ilânları, ibretli vesikalar hükmündeydi. Hemen her bölgeden gelen taziye ilânları, şümullü bir hizmetin şahidi gibiydi. Hakkında yazılan makaleler nasıl bir dava adamı olduğunu ortaya koyuyordu.

Latif ağabeyin bu kadar çok sevilmesinin sebeplerini düşünmeye çalıştık. Bu sebeplerinin bazılarını sizlerle de paylaşmak istiyoruz. Belki onun hayatına baktıkça eksikliklerimizi görür ve rahmete vesile olur diye ümit ediyoruz.

Risale-i Nur'ları okumak çok güzel, ama yaşamak daha güzel.

Latif ağabey herhangi bir konuda birkaç cümle kurduğunda vukûfiyeti hemen anlaşılıyordu. Muhatabını ezmek için değil, tevazu içinde bilgi paylaşımı yapıyordu. İhlâs merkezli bir hayat düsturunu yaşaması, bizlere de her daim hüsn-ü misâl olmuştur.

Uzmanlık alanı tarihti. Kendi alanında "Günün Tarihi" adı altında çok kıymetli makalelere imza attı. Otuz beş yıllık meslekî birikimin meyvesi olarak gördüğü, beş kitaptan oluşan "Ahirzaman Tarihi" seti ise sahasında ilk ve tektir. Her Nur talebesinin de kendi sahasında, karınca kararınca gayret içinde olması gerektiğini eserleriyle gösterdi.

Entelektüel olarak adlandırılan kişilerin en önemli kriterlerinden biri, kendi sahası dışında da konuşabilmesidir. Latif ağabey de araştırmacı bir yazar olarak kendini pek çok alanda yetiştirdi. Ayrıca modern çağın istibdadına karşı çıktı. Sağlıklı beslenme konusunda onlarca yazı kaleme aldı. Cep telefonu kullanmaması, zararlı ışınlar sebebiyle eski tip ampul kullanması gibi çok sayıda alâmet-i farikası vardı. Bu hususlara dikkat etmesi, sağlıklı bir ömür geçirmesine; kendisini mâlâyânî meşguliyetlerden uzak tutarak akıl, kalp, fikir ve ruhunu hizmete odaklamasına vesile oldu.