Mühim bir müjde: Mevt!

Ölüm nedir Korkmak gerekir mi Neden çoğu insan konuşmaktan dahi imtina eder Risale-i Nur talebeleri ölümle ilgili pasajları okurken içlerinde korku hissiyatına kapılmamasının sırrı nedir

Ölüm bir tarafı korkuturken diğer taraftaki insanların düğün gecesi olarak tesmiye etmesindeki hikmeti nasıl anlamalıyız Soruları uzatabiliriz. İşin özünde insanlık tarihi boyunca çoğu kişinin ölümü menfî kelimelerle tanımlaması yatar. Sathî, ben merkezli ve ahireti hesap etmeyen nazar hüsrana düşmeye mahkûmdur. Aradaki farkı anlayabilmek için aşağıdaki pasaja dikkatinizi çekmek istiyoruz:

"Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil; belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır, saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır, yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır."1

Risale-i Nur dışında mevti müjde olarak aktaran bir pasaj hatırlıyor musunuz Şu ana kadar ki okumalarımızda ve içtimai hayatımızda mevt bize ayrılık, acı, nedamet, tesadüf gibi kelimelerle anlatılmadı mı Müsbet bir tanımı okuyan veya duyan var mı Ölümü sadece menfî kelimelerle tanımlarsak sohbet etmeye dahi korkmamız şaşırtıcı olmasa gerek. Elbette insan fıtrî olarak acı, gözyaşı, elemden kaçacaktır. Mezkûr pasajda geçen "idam, hiçlik, fenâ, inkıraz, sönmek, firak-ı ebedî, adem, tesadüf, fâilsiz bir in'idam" kelimelerine dikkat edelim. Beşerin çoğu ölümü bu kelimelerle tesmiye etmiştir. Bu pencere daha dünyadayken, hatta zahiren en keyifli anlarında dahi karanlıklar içinde kalmalarına sebep olmuştur.

Askerlik süresi boyunca çeşitli talimler yapılır. Alışık olmayan için sıkıntılı olsa da bir gün biteceği ve dayanmaktan başka da çare olmadığı için ne deniliyorsa yapılır. Sonunda sabreden ve görevini hakkıyla ifa eden terhis belgesine alarak sivil hayata adımını atar. O an ki mutluluğu yaşayan bilir. Ölüm de böyledir. Dünya dertleri, imtihanları, talimleri, koşturmaları bir gün bitecek inşaallah terhis Cennetle neticelenecektir.

İnsan gurbetteyken sıla hasreti çeker. Özellikle uzun zaman memleketine gidemeyen kişilerde bu durum daha belirgindir. Memleketin suyu, havası ve her unsuru sıla hasreti çekenler için paha biçilmezdir. Nasıl ki memleketine gitmek için liman ya da otogara gelen kişi, gemi ya da otobüsü büyük bir sabırsızla bekler ve bu vasıtaları gördüğünde sevinir ve büyük bir iştiyakla biner. Aynen öyle de mevt o gemi ya da otobüs hükmündedir. Sevkiyat inşaallah Cennettir.