Fatih Tekke, Trabzonspor'un son iki maçını izledikten sonra 1.5 ay önce sahip olduğu bu kadroyu nasıl sıradan bir takım haline getirdiğini sorgulamış mıdır acaba
Neden sordum Tekke ile halefi Thomas Reis'i kıyaslamak ve bu sezon bordo-mavili ekibin ne kadar kolay puan kaybettiğini vurgulamak için elbette. İsteyen kendine düşen payı çıkarsın!
Bu maça kadar Trabzonspor'un "deplasman fobisi" var deniyordu. Hayır efendim takımın değil, teknik direktörünün fobisidir o. Reis'in oyun felsefesini kısa sürede takıma kabul ettirmesi ve Galatasaray'dan sonra dün de Samsunspor'u farklı skorla geçmesindeki diğer faktör, oyuncu tercihlerindeki isabeti oldu. Çok zorlandığını sanmıyorum, haklı çıktı Alman hoca.
Son iki maçtaki etkili futbolunun karşılığını 6 puan ve 7 golle alması kadar, kalesini gole kapatması de çok anlamlıydı. İlk yarıda Muçi, Nwaiwu ve Franculino ile farkı yakalayan Trabzonspor'un inisiyatifi ele alıp, doksan dakikaya hükmedeceği düşünülürken, öfke kontrolüne yenik düşen bir oyuncu tüm planları bozdu.
Melih'in 45. dakikada budalaca gördüğü kırmızı kartın Trabzonspor'un müthiş direnişinin önüne geçmesini kabul etmem. Aksine onun sorumsuzluğunun sahada kalan arkadaşlarını nasıl kenetlediğini, nasıl takım olma yolunda teşvik ettiğini görmesini tavsiye ederim. Melih kardeşim, önce kalecin Onana'ya sonra üç direğe şükret. Yoksa soyunma odasında kimsenin yüzüne bakamazdın.
Reis'in, takımı on kişi kaldıktan sonra aldığı önlemler, yeni oyun kurgusu ve zamanında yaptığı değişiklikler maçın formatını değiştirdi. Lakin son dakikada takım müthiş baskı altındayken Cabral'ın farkı dörde çıkarma çabası çok şey anlatıyordu.

20