Konya frene bastı, Trabzonspor kazandı!

Bu karşılamayı bütün halinde anlatmak imkansız. Her şey kopuk kopuk ve iki takım adına da endişe vericiydi.

Geçen hafta Başakşehir'i deplasmanda, uzatma anlarında Muçi'nin füzesi ile yenen ve zirve iddiasını sürdüren Trabzonspor'un aynı motivasyonla maça asılmasını düşünüyordum.

Son üç sınavını kazanamayan Konyaspor, teknik direktör değişikliği sonrası ilk kez müthiş bir motivasyon ile başladı. İlk 20 dakikada baskı yapan, top kazanan, rakibin oyununu bozan ve pozisyon üreten Konyaspor vardı sahada. Kazanmak isteyen bir takımın ne yapması gerekiyorsa, harfiyen uyguladı Çağdaş Atan'ın öğrencileri.

Gole kadar üç kez, ciddi biçimde rahatsız etti Trabzonspor kalesini. Onana tehlikeleri önlerken zorlanmadı ama Andzouana'nın yakın mesafeden vuruşunda Okay'a çarparak ağlara yönelen top karşısında çaresiz kaldı.

Sorun şu; zehirli virüs Türk futbolunun damarlarına işlemiş belli ki. Adına "korkaklık ve cesaret eksikliği" tanısı koyuyorum. Futbolcusu da hocası da nasibini almış, tedavisi güç.

İddia ediyorum, Konyaspor öne geçtikten sonra on dakika daha aynı tempoyu sürdürebilse ki, bunu rahatlıkla yapacak fizik güce sahipti, maçın hikayesi değişebilirdi.

Konuk ekip geriye çekildi, rakibin oyuna ortak olmasına izin verdi ve bir kaleci hatasıyla penaltıdan eşitlik golünü yedi.

Onuachu fırsatı kaçırır mı Bu golle birlikte Trabzonspor'un üzerindeki ölü toprağı kalktı.

Bir takımın beyni orta sahası ise onu uçuran kanat oyuncularının performansıdır. Trabzonspor uzun süredir bu sıkıntıyı yaşıyor. Oysa Onuachu gibi bir forveti maç içinde dört kez topla buluşturabilsen, yarısı yerden veya havadan gole dönüşebilir. Nitekim 50. dakikada Nijeryalıyı ligin gol krallığına iten son vuruş böyle bir organizasyonla geldi.