Fatih Tekke UEFA Avrupa Ligi'ne veda etmenin faturasını üstlenip istifa ediyorsa, ona güvenip on milyonlarca euroluk transfer yapan ve her istediğini yerine getirmeye çalışan başkan Ertuğrul Doğan ile yönetim kurulu üyelerine nezaketsiz davranmıştır.
Haa, Tekke'nin hamlesi güven tazelemek amacı taşıyorsa, tartışmanın kamuoyu nezdinde yapılması yakışık almamış ve taraflar arasında güven kaybına yol açmıştır.
Tekke göreve gelirken Trabzonspor camiasının hangi evlatlarını ve paha biçilmez değerlerini yok ettiğini bilmiyor olamaz. Tek tek isim sayamam ama kendisi en yakın arkadaşlarından yaşadığı ızdırabı bilir.
Yazımın başlığı o yüzden "kırmızı" ile ilgilidir.
Geçen hafta ev sahibi olmanın avantajını kullanamayan ve Ferencvaros'a tek golle teslim olan Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi'nde gruplara kalma ihtimali zayıflamıştı.
Başta dünya yıldızı Salah olmak üzere 14 yeni transferin takım arkadaşlarının isimlerini öğrenmesi ve hocalarının oyun anlayışını benimsenme sürecinin Ferencvaros maçlarına denk gelmesi şanssızlık değil, beklenen olumsuzluktu.
Trabzonspor erken bulacağı golle rakibin planlarını bozabilirdi. Hesapta olmayan ise, ilk maçta Nwaiwu'nun kırmızı kartla arkadaşlarını yalnız bırakması gibi Malinovsky'nin henüz 13. dakikada rakibe yaptığı şiddetli hareketin ihraçla cezalandırılması idi.
Kırmızıda geçtin ya, alışkanlık yapar. 57. dakikada Cabral'ın sebebiyet verdiği penaltı sonrası oyun dışı kalması ortaya trajik bir hikaye çıkardı.
Sinirler gerildi, Slovak hakem Obrenovic'e aşırı tepki veren kaleci Onana'nın maçı kırmızı kart görmeden tamamlaması mucizeydi. Atılmak için elinden geleni yaptı, Slovak hakem "ya sabır" çekti!

23