Hacıosmanoğlu'na dokunma yanarsın!

TFF Başkanı'nın devlet büyükleriyle poz vermesi ve 290 kabul ile imaj şovları, hakem sistemi çöküşünün görmezden gelinmesi demek midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun güçlü siyasi ve bürokratik bağlantılarından dolayı hiçbir kulüp başkanının onu eleştiremediğini, bu korku ikliminin hakem sisteminin çöküşüne sessiz kalınmasına neden olduğunu iddia ediyor. Merkez Hakem Kurulu Başkanı'nın 2,5 yıllık yönetiminin Türk hakemliğini uluslararası alanda yok ettiğini belirtirken, aynı zamanda TFF Başkanı'nın 290'ı aşkın önemli kabulu haber yapılması konusunda da sorgulamasını yapıyor. Peki, kurumsal güç dengesi futbolda adalet mi yoksa siyasi bağlantılar mı belirlemektedir?

Sezon sonu geliyor. İstinasız her kulüp hakem hatalarından şikayetçi ve futbolu yönetenlere öfkeli.

Lakin canları ne kadar yanarsa yansın kimse (ikisi hariç, onlar da sonradan tornistan etti) Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nu istifaya davet edemiyor.

Hedeflerindeki isim Merkez Hakem Kurulu'nun başındaki zat.

Zamanın günahkârı, sezonun günah keçisi. Geçmişte olsa yangının ateşi anında TFF Başkanı'na sıçrar, kavga boyut değişirdi.

Hafızanızı yoklayın; son çeyrek asırda kulüplerin sezon içinde "devri teslim" istemediği kaç federasyon başkanı var

Futbolla siyaseti birbirine dost edenlerin kulakları çınlasın.

Vergi ve SGK borçlarının affı için meclis koridorlarını mesken tutan, stat projeleri için bakanların kapısında sabahlayan, yasa değişikliği için meclis komisyonlarında vekil kovalayan kulüp yöneticilerini anımsayın.

Korku dağları sarmış

Şimdi bu insanlar nasıl olur da sırtını sağlam yere dayamış bir federasyon başkanını eleştirebilir

Açın TFF sitesini bakın; son iki yılda İbrahim Hacıosmanoğlu hangi devlet büyükleri, hangi bakanlar veya bürokratlar ile yan yana gelip poz vermiş. Onca imaj pozları boşuna mı

TFF Başkanı farkında değil mi sahip olduğu gücün

İddia ediyorum 4 büyük kulüp başta olmak üzere, kimse Hacıosmanoğlu'nun icraatlerine ayar verme cesareti gösteremez.

Bir tanesi de çıkıp, "Bu MHK Başkanı'nı siz göreve getirdiniz, yaşananlardan sorumlusunuz" deme cüretinde bulunamaz.

Onlar ancak, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" atasözünün ardına sığınıp camialarının gazını almaya çalışabilir.

Başkaldırıp isyan eden Burak Yılmaz'a kesilen ibretlik ceza ortada.

Devran dönünce

Merkez Hakem Kurulu'nun başındaki şahsa gelince... Bunca basiretsizliğe, vizyonsuzluğa ve beceriksizliğe rağmen görevde kalıyorsa, TFF Başkanı'nın sabrına dua etsin.

Ama üstlendiği misyon Türk futbolunun hafızasından silinmeyecek.

8 Mart operasyonunu da dahil ederek söylüyorum, O zat, 2.5 yıllık süreçte ülke hakemliğini uluslararası alanda ve ülkede yerle yeksan eden berbat bir yönetici olarak anımsanacak. Bugün karşısında "el pençe divan duran" hakem, gözlemci ve kim varsa, yarın bayram kutlaması bile yapmaktan imtina edecek.

Korku iklimi sona erip devran döndüğünde, hepsi "yeni ağalarının" önünde sıraya girecek.

TFF Başkanı'nın kralcıkları!

Herkesin yaptığı işe saygım sonsuz.

Ancak merak ediyorum; bir bestecinin, söz yazarının, defterdarın, Kay-kay Federasyonu başkanının, Athena grubu solistinin, bir komedyenin, futbol yorumcusunun, siyasi parti yöneticisinin, bir başkonsolosun, Kosovalı bir restoran sahibinin veya Kırkpınar ağasının Türkiye Futbol Federasyonu Başkanını ziyaret etmesinin nasıl bir haber değeri olabilir ki