Skordan ve oyundan bağımsız soruyorum; geçen sezon bu takımın gol yükünü üstlenen, elde ettiği her başarıda payı bulunan Paul Onuachu'yu dört maçta bitirmeye çalışan ve yerden yere vuranların dün akşam yüzü kızardı mı acaba
Kızarmayanlara anlatayım; Onuachu gibi bir forvetiniz varsa, kenar ortaları ile besleyecek, ısrarla pozisyona sokacak, ceza alanı içinde etkili kılacak ve sonuç almasını bekleyeceksiniz. Her maçta karşılığı en az bir goldür.
Düne kadar oyun planını Salah üzerinden kurgulamaya çalışanlar maalesef Nijeryalı forveti taraftara kurban olarak sunmuştu. İnananlar oldu ve az daha gözden çıkarılıyordu.
Sonuç; Onuachu'nun dönüşü muhteşem oldu. Unutmadan, takımının kazandığı penaltı atışı öncesi topu öpüp Salah'a bırakması, aralarındaki soğuk rüzgarları lodosa çevirdi. Bencillik yapsa, hat-trick ustası olarak hava atabilirdi.
Maça gelince, emanetçi teknik direktör Hüseyin Çimşir mucize mi yarattı Dört günde olur mu o dediğimiz Hüseyin Hoca birkaç dokunuşta bulundu.
Aklın yolu belli. Solda Aral'ı sağda Pina'yı kanat hücumlarında etkili hale getirdi. Erken gelen golle birlikte oyuna istediği gibi hükmetmeye başladı. Gençlerbirliği'nin direnci kırıldı.
İlk yarıyı üç farklı önde bitiren bordo-mavili ekip kalan bölümde yine oyunun hakimi idi. İki gol daha geldi, fazlası olabilirdi.
Geçmişe dair hatalar ne olacak
Ne tuhaf değil mi Kadrosuna kattığı yıldız oyuncularla dünyada ses getiren, anketlerde şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösterilen Trabzonspor, henüz dördüncü haftadaki Gençlerbirliği sınavına "kader" maçı olarak bakıyordu.

14