Türkiye Futbol Federasyonu ikinci yarıyla birlikte liglerde küfürlü tezahüratı önlemek amacıyla bir kampanya başlatmıştı.
Hakemler ve futbolcular sahaya "futbola aşığız, küfüre karşıyız" pankartı ile çıkıyor, tribünlerden bu sosyal sorumluluk projesine destek isteniyordu.
Peki, kampanya hedefine ulaşabildi mi
TFF'nin resmi kayıtlarına göre kocaman bir hayır.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun kampanyanın ardından sadece süper lig düzeyinde "küfür ve kötü tezahürat" ile "saha olayları" nedeniyle ceza verdiği kulüp sayısı 16, ceza dosyası ise 56 oldu.
Beşiktaş 8, Galatasaray ve Fenerbahçe 7'şer, Kocaelispor 5, Trabzonspor 4, Gaziantepspor, Göztepe, Antalyaspor, Samsunspor ve Kayserispor 3'er, Konyaspor, Eyüpspor, Ç.Rizespor ve Kasımpaşaspor 2'şer, Başakşehir ve Gençlerbirliği ise 1'er kez "küfür ve kötü tezahürat" ceza yediler.
Alt ligleri saymıyorum bile, PFDK'nın perşembe günü toplantılarının gündeminde onlarca kulüp, yüzlerce dosya var.
MELEK YÜZLÜ ŞEYTANLAR
Demek istediğim şu; Siz ne kadar iyi niyetli olur, futbol sahalarında yaşanan çirkinliklerin önüne geçmek için ne kadar çaba gösterirseniz gösterin, sorun; toplumsal ve sosyolojiktir. Onların slogana değil, tedaviye ihtiyaçları vardır.
Tribünde kendini yırtarcasına küfür eden insanların önemli bir bölümü günlük yaşamlarında mevki makam sahibi, iş ve aile çevrelerinde saygı duyulan şahıslardır.
Kendimden örnek vereyim; 7 yıl önce bir maç yorumum üzerine "ağır hakaret ve küfürler içeren" mail almıştım. Şikayetçi oldum. Birkaç ay sonra savcılığa çağrıldım, adam dünyaca ünlü bir elektronik firmasının İstanbul temsilcisi çıktı. Özür dileyip uzlaşma istedi.
Dolayısıyla, küfre meyilli insanların kulüplerine, takımlarına ve yasa hükümleriyle kendilerine zarar verdiklerini anlamaları gerekir.
Bu iş sloganla, pankartla, broşür dağıtmakla olmaz.
17 yaşındaki gencin okulda öğretmenini katlettiği, çocuk yaştaki saldırganların pazar yerinde can aldığı bir ülkede gerçek değişim isteniyorsa, "aile- okul-sosyal yaşam" ekseninde, bilinçli, ülkesini ve insanları seven bireyler yetiştirmek zorundayız.
Aksi takdirde sokaklar, okullar, statlar ve spor sahaları "güvenli" olmaktan çıkıp, kural tanımazların kendi adaletini sağlamak istediği korkunç alanlar olmaya devam edecektir.
Trabzonlular Onuralp'e sahip çıkmalı
Süper ligde kaleci konusunda uzun yıllardır sıkıntı yaşamayan iki kulüp var; Galatasaray ve Trabzonspor.
Karadeniz ekibinde Şenol Güneş ile başlayan yerli kaleci geleneği zaman zaman sekteye uğrasa da son 20 sezondur istikrarlı bir tablo görüyoruz.

5