Milliler, Dünya Kupası yolunda kritik bir virajı daha döndü.
Play-off yarı finalinde Romanya karşısında alınan 1-0'lık galibiyet, bizi play-off finaline taşıdı.
Maça öyle bir başlangıç yaptık ki, tribündeki coşku sahaya taşmış gibiydi.
İstekli, baskılı ve oyunu rakip yarı sahaya yıkan bir Türkiye izledik.
Ancak kapanan savunmaları açmak, hücum etmekten daha zor.
Romanya, özellikle kanatları ve merkez hattı son derece disiplinli kapatarak alan bırakmadı. Fiziksel dirençleri ve savunma organizasyonlarıyla "kolay lokma" olmadıklarını açıkça gösterdiler.
Ama bu noktada bir fark vardı...
O da bizim oyuncularımızın kalitesi...
Arda Güler'in o ince zeka ürünü ortası ve Ferdi Kadıoğlu'nun harika zamanlaması...
İşte bu iki detay, kilidi açan anahtar oldu.
O gol, sadece skoru değil; maçın psikolojisini de değiştirdi.
Golden sonra Türkiye'nin oyunu daha akıcı, daha özgüvenli hale geldi.
Takım ve maçı izleyen milyonlar "oh" çekti.
***Şunu net söyleyelim...
Bu takım yetenekli.
Hem de fazlasıyla.
Teknik kapasite, bireysel beceri, oyun iştahı... Hepsi var.
Ancak modern futbolda sadece yetenek yetmiyor.
Özellikle kapanan takımlara karşı oynarken "forvetsiz düzen" zaman zaman üretkenliği kısıtlıyor.
Topa sahip oluyoruz, baskı kuruyoruz ama ceza sahasında bitirici dokunuşu bir türlü yapamıyoruz.

4