Hayal kırıklığı ile dönüyoruz

24 yıl aradan sonra yeniden katıldığımız Dünya Kupası'na büyük umutlarla gitmiştik.

Sahip olduğumuz jenerasyon, Avrupa'nın önemli liglerinde forma giyen futbolcularımız ve son yıllarda yakalanan grafik, beklentileri oldukça artırmıştı.

Ancak ne yazık ki turnuva bizim için beklenenden çok daha kısa sürdü.

A Milli Takım, grup aşamasındaki ikinci maçında Paraguay'a 1-0 mağlup olarak Dünya Kupası'na veda etti.

Daha turnuvanın başında gelen bu eleniş, haliyle Türk futbol kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu.

Peki bu başarısızlığın faturası kime kesilecek

Sorumlusu kimler

Kamuoyunda en çok eleştirilen iki isim Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve teknik direktör Vincenzo Montella.

Turnuva dönüşünde yaşanacak gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.

Bana göre birinci sorumlu, en büyük pay Montella'nın.

Paraguay karşısında rakibimiz, tıpkı Avustralya gibi savunma güvenliğini ön planda tutan, sert ve disiplinli bir futbol anlayışıyla sahadaydı.

Bana göre turnuvadaki en büyük talihsizliğimiz de buydu.

Kapanan takımlara karşı zorlanıyoruz.

Ne var ki teknik heyet bu soruna çözüm üretmek yerine mevcut sıkıntıları daha da büyüten tercihler yaptı.

Özellikle forvet hattında...

Hep devşirme isimlerle sahaya çıktı.

Ya Kerem'e şans verdi ya da Barış Alper'e...

Dünya yıldızımız Arda Güler'in potansiyelinden de faydalanılamadı.

Montella'nın görev süresi boyunca en çok eleştirildiği konulardan biri oyuncu tercihleri oldu.

Ben de daha önceki yazılarımda, kamuoyunun büyük bölümü başarılı bulurken dahi bu konuda eleştirilerimi dile getirmiştim.