Yazar, Beşiktaş'ın alt sıradaki bir rakibe karşı kendi sahasında gösterdiği isteksiz, plansız ve üretkenlikten yoksun performansı ciddi bir soruna işaret ediyor ve bunu teknik heyetin oyun anlayışıyla ilişkilendiriyor. Değişen kadro ve ilk 11'lere rağmen sahada hiçbir değişim olmadığını belirtir. Sorun sadece puan kaybı değil, takımın yeniden bir karakter, oyun sistemi ve hedef inşa etmesi gerekliliğidir; aksi halde geçici düşüş kalıcı bir krize dönüşebilir?
Beşiktaş, Süper Lig'in 31. haftasında kendi sahasında Fatih Karagümrük ile golsüz berabere kaldı.
Siyah beyazlılar için bu karşılaşma, kağıt üzerinde kazanılması gereken bir maçtı.
Ligin alt sıralarında yer alan bir rakibe karşı, üstelik kendi sahanda oynuyorsan, en azından bir reaksiyon göstermen beklenir.
Ama sahadaki görüntü bunun tam tersiydi.
İsteksiz, temposuz ve üretkenlikten uzak bir Beşiktaş izledik.
Takımın hücum organizasyonları neredeyse yok denecek kadar az.
Oyuncular risk almaktan kaçınıyor, topu sürekli yana ve geriye oynayarak sorumluluk almaktan uzak duruyor.
Bu da doğal olarak rakip savunmanın işini kolaylaştırıyor.
"Maç bitsin de gidelim" havası, tribünden bile hissedilecek kadar belirgin.
Bireysel performanslar da bu tabloyu destekler nitelikte.
Özellikle bazı oyuncuların sahada varlık gösterememesi, Beşiktaş adına ciddi bir problem. Bu noktada kadro planlamasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği herkesin malumu çok açık.
Zira, bu performanslarla ne bugün kurtarılır ne de yarın inşa edilir.
Ancak tüm okları yalnızca futbolculara yöneltmek de eksik olur.
Teknik heyetin tercihleri ve takıma yansıttığı oyun anlayışı da ciddi şekilde sorgulanmalı.

28