Sezonun kırılma anları vardır.
Şampiyonluk yarışında bazen kendi kazandığınız maçlar değil, rakibinizin puan kaybettiği haftalarda ne yaptığınız belirleyici olur.
İşte Fenerbahçe'nin bu sezon en büyük problemi tam da burada ortaya çıktı.
Galatasaray'ın puan kayıpları yaşadığı haftalarda sarı-lacivertliler fırsatı değerlendiremedi ve yarışta psikolojik üstünlüğü eline alma şansını defalarca geri tepti.
Bu tablo elbette yalnızca sahadaki performansla açıklanamaz.
Devre arası transfer dönemi, sezonun ikinci yarısına yön verecek en kritik eşiklerden biriydi.
Ancak Fenerbahçe'nin bu dönemde yaptığı tercihler, bugün gelinen noktada ciddi şekilde tartışılıyor. Takımın önemli hücum alternatiflerinden Duran ve En Nesyri'nin kaybedilmesi, hücum hattında ciddi bir boşluk meydana getirdi.
Yerlerine kadroya dahil edilen genç Cherif ise henüz bu seviyenin ağırlığını taşıyabilecek deneyime sahip değil.
Genç oyunculara yatırım yapmak elbette modern futbolun bir gerçeği.
Ancak şampiyonluk yarışı veren bir takımda bu hamlelerin zamanlaması hayati önem taşır.
Cherif'in potansiyeli tartışılabilir ama ikinci yarı gibi uzun ve zorlu bir maratonda ondan büyük katkı beklemek gerçekçi değildi.
Nitekim sahadaki performans da beklentilerin oldukça gerisinde kaldı.
***Ve ardından gelen o sonuç...
Ligin son sırasında yer alan Fatih Karagümrük karşısında alınan 2-0'lık mağlubiyet, yalnızca üç puan kaybı değil; aynı zamanda Fenerbahçe'nin namağlup ünvanının da sona ermesi anlamına geliyordu. Şampiyonluk yarışındaki bir takımın böyle bir maçta verdiği görüntü, doğal olarak tüm okları teknik ekibe çevirdi.
Son haftalarda takımın performansındaki düşüş de teknik direktör Tedesco'nun sorgulanmasına yol açtı.

5