Yazar, Arda Güler'in Bayern Münih maçındaki iki golü ve kırdığı beş rekorla artık ispatlanmış bir yıldız olduğunu ileri sürmektedir. Bu iddiasını, oyuncunun sahada gösterdiği özgüven, oyun zekası ve cesareti ile desteklemektedir. Ancak henüz başında olan bir kariyer için böylesine kesin bir hüküm, gelecekteki tutarlılığı sorgulamaya açık değil midir?
Arda Güler Fenerbahçe'de oynarken hep büyük bir dünya yıldızı olabileceği konuşuluyordu.
Nitekim Barcelona ve Real Madrid başta olmak üzere tüm dünya devleri, 18 yaşındaki yıldız adayını transfer etmek için yarışa girdi.
Arda tercihini Real Madrid'den yana kullandı.
Ancak Madrid'e gittiği ilk günler pek de istediği gibi gitmedi.
Önce kötü bir sakatlık yaşadı.
Daha sonra fiziksel gelişimi için ekstra çalışmalar yaptı.
Formayı almak için çok mücadele etti.
Ve geçtiğimiz sezonla birlikte formayı kaptı.
Bu sezon zaten hiç bırakmadı.
Bayern Münih maçıyla birlikte bana göre şöhretini ispatlamış oldu.
Hem takımı adına attığı goller hem de kırdığı rekorlar onu artık tarihin derin sayfalarına yazdı.
Bu başarı ayakta alkışlanacak bir başarı.
***Henüz maçın ilk dakikaları...
Topun başında genç bir Türk var.
Arda Güler.
Baskı büyük, sahne devasa.
Ama o, sanki mahalle arasında top oynuyormuş gibi rahat.
Ve sadece 35. saniyede gelen o gol...
Alman devi karşısında, hem de Manuel Neuer gibi bir kaleciyi avlayarak.
Arda bu golle durmadı.
İlerleyen dakikalarda bir de frikikten attı...
Topun başına geçtiğinde herkes aynı şeyi düşündü: "Acaba" Ve evet, oldu.
O top ağlarla buluştuğunda artık bunun bir tesadüf değil, saf bir yetenek gösterisi olduğu tescillendi.
Genç yıldızın bu performansı sadece göz zevkimize hitap etmedi; aynı zamanda tarihe geçen rekorları da beraberinde getirdi.
Şampiyonlar Ligi eleme turunda frikikten gol atan en genç isim olarak Alessandro Del Piero gibi bir efsaneyi geride bırakması, onun ne kadar özel bir oyuncu olduğunun kanıtı oldu.

16