Soğuk ter dökerek
Galatasaray Göztepe deplasmanında Osimhen'siz santrforsuz oynadığında neden ikinci yarıda çöküyor, sorun formülde mi yoksa oyuncuların fiziki/mental direncinde mi?
Yazar, Galatasaray'ın Göztepe maçında taktikal değişikliklerle iyi başlamasına rağmen ikinci yarıda baskı altına girdiğini ve bu düşüş trendi analiz etmektedir. Okan Buruk'un sorunu golü bulmak değil, yüksek tempodaki rakip baskısına karşılık verememek olduğu iddiasına göre, Osimhen'siz her maçta yaşanan zorlukların kökü takımın tempo tutma kapasitesindedir. Peki, bu sorunun çözümü sadece Osimhen'e bağlı mı, yoksa daha derin bir taktik uyum sorunu mu söz konusudur?
Galatasaray açısından Trabzonspor maçı sonrası çok önemli bir karşılaşmaydı. Göztepe oyun gücü yüksek bir takım değildi ama ligin en iyi seyircilerinden birine sahip olmanın avantajıyla evinde oynuyordu. Son iki sezonda aldığı yenilgi sayısını bu sezon 28. Haftada bulan Okan Buruk, Trabzon'daki yetersiz oyun sonrası neşteri vurdu.
Icardi, Torreira, Yunus, Jakops yedeğe çekildi, Barış forvete, Sallai sol kanada, cezası biten Sane sağ kanada, Asprilla forvet arkasına, İlkay da ön liberoya geçti. Bu müdahale takımın yapısını değiştirdi, dirençli ve mücadeleci bir takım ortaya çıktı. Bunda en önemli faktör de Sane'nin müthiş performansıydı.
Galatasaray maçı ilk 20 dakikada bitirdi. Sane'nin arka direğe ortasında Barış Alper'in kafa vuruşu ile gelen erken gol Göztepe'yi şoke etti. Ev sahibi ekibin beraberliğe yaklaştığı anda Uğurcan'ın karşı karşıya pozisyonda Arda'nın sert şutunu çıkarması maçın kırılma anlarından biriydi. O pozisyona kaptırdığı topla sebep olan Sallai'nin ardından gelişen karşı atakta İlkay'ın golünü hazırlaması alkışa değerdi. Ancak aynı Sallai uzun süre bek oynamasından mıdır bilinmez maçı ilk yarıda koparabilecek 2 karşı karşıya pozisyonda gol vuruşunu yapamadı.
İlk yarıdaki etkili futbolu ile krizden çıkmış gibi görünen Galatasaray'ın güçlü oyununda Uğurcan'ın etkisini de unutmamak gerekir. Bu maçta da kurtarışı ile ön plana çıkan Uğurcan'ın varlığı, Muslera gibi bir efsaneyi unutturmasından da anlaşılabilir.
Maçın ikinci yarısında ise hikaye tamamen tersine döndü. İnanılmaz bir geri dönüş yapan İzmir ekibi Galatasaray üzerinde öyle bir baskı kurdu ki, Aslan tam bir şaşkınlık sürecine girdi. Juan'ın 50. dakikada gelen golünün ardından da Uğurcan'ın kalesine şutlar bombardıman gibi gelmeye başladı. Okan Buruk her an beraberlik golünün gelebileceği bu yoğun baskıyı kırmak için Jakobs ve Sara'yı sahaya sürdü. Eren ve Asprilla oyundan çıktı. Bu hamle Göztepe'nin müthiş baskısını biraz olsun kırdı ve Galatasaray biraz olsun nefes aldı. Galatasaray, Lemina'nın 75. Dakikada attığı kafa golüne kadar korku filmini yaşamaya devam etti.

16