Montella'nın Çözülemeyen Şifresi

Tam 24 yıllık uzun ve hasret dolu bir bekleyişin ardından nihayet sahne aldığımız Dünya Kupası'na, ne yazık ki hiç beklemediğimiz, hayal kırıklığı yaratan bir Avustralya mağlubiyetiyle başladık. Turnuvanın açılış maçları her zaman zor ve sürprizlere gebedir ancak bu yenilginin faturası, rakipten ziyade kendi tercihlerimizde gizliydi. Maçın kaderini belirleyen en temel faktör, Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın oyun kurgusunun sahada hiçbir şekilde karşılık bulamamasıydı.
Avustralya'nın deneyimli teknik adamı Tony Popovic, sahaya net bir beşli savunma bloku sürerek tüm oyun planını millilerimize bozma üzerine kurmuştu. Topu tamamen bizim takıma bırakarak, katı ve aşılması güç bir savunma anlayışını tercih ettiler. Bu disiplinli duruşlarını, maç boyu sadece üç kez geliştirebildikleri hızlı hücum varyasyonlarıyla süslediler. Ne acıdır ki, bu üç tehlikeli çıkışın ikisinde topu ağlarımızda gördük. Bu yüksek verimlilik, millilerimiz adına sahadan ağır bir kayıpla ayrılmamıza neden olan ana etkendi.
Montella'nın, boyları 1.90'ın üzerinde olan üç devasa Avustralya stoperinin arasına 1.72'lik Kerem Aktürkoğlu'nu yerleştirmesi, aslında topun yere inmesi durumunda yakalanacak fırsatlara yapılan bir yatırımdı. Ancak bu teorik plan pratikte tamamen çöktü. Kerem'e kesilen tam 26 ortanın sadece iki tanesi isabet bulabildi; onlarda da genç oyuncu sonuca gidecek bitirici vuruşları yapamadı. İlerleyen dakikalarda gelen Kenan Yıldız ve Yunus Akgün hamleleri kağıt üzerinde doğru kararlar olsa da Avustralya'nın alan daraltan etkili oyunu millilerimize o kritik boşlukları tanımadı. Başta Arda Güler olmak üzere yetenekli futbolcuların uzaktan gol bulma ihtimali de sonuç vermedi. Formda golcü Deniz Gül'ün ise oyuna bu kadar geç dahil edilmesi, rakibin ekmeğine adeta yağ süren bir başka taktiksel hata olarak kayda geçti.

Anlaşılan o ki İtalyan teknik adam, santrforsuz oyun felsefesinden ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyecek.