Ev sahibi Amerika Birleşik Devletleri karşısında alınan galibiyet, futbolseverlerin yüreğine su serpse de aslında buruk bir moralden öteye geçemedi. Oysa bu turnuvaya başlarken beklentimiz de, içimizde büyüttüğümüz umudumuz da çok daha büyüktü. Sahadaki mücadeleyi izlerken iç çekerek sormadan edemedik: Keşke daha önce böyle oynasaydı millilerimiz. Keşke daha önceki kritik müsabakalara da mental olarak bu kadar hazır, bu kadar odaklanmış bir şekilde çıksaydık.
En büyük hayıflanmamız ise galibiyet hırsımıza yönelik oldu. Keşke o bildiğimiz, özlediğimiz kazanma arzusunu ve hırsını bu maçta olduğu uzatma dakikalarına kadar diğer maçlarda da istikrarlı bir şekilde taşıyabilseydik.
Büyük turnuvalara katılım hakkı kazanarak milli takımı üst seviyeye yükselten Vincenzo Montella, ne yazık ki bu seviyelerde; taktiksel hamlelerinde, stratejik yaklaşımlarında ve kadro tercihlerinde ciddi soru işaretleri bıraktı.
Nitekim ABD karşılaşmasında, nihayet elindeki malzemenin en iyilerinden birini sahaya sürerek konfor alanından çıktı, doğruya yaklaştı. Turnuvanın önceki maçlarında rakip savunmaların arasında kalarak kalabalıklarda ezilen Kerem'in yerine bu kez ileri uçta Arda Güler'e şans tanındı. Genç yetenek, sahada tam anlamıyla fark yaratan isim oldu. Arda, fileleri sarsarak attığı muhteşem golün yanı sıra, sergilediği göz doldurucu performansla maçın futbolcusu unvanını sonuna kadar hak etti.
Bu karşılaşmada altı çizilmesi gereken en önemli nokta ise takımımızın kazanma hırsıydı. Önceki mücadelelerde mumla aradığımız bir motivasyon ve mücadele azmi sahaya yansımıştı. Oyunun hemen başında kalemizde gol görmemize rağmen, eski kırılgan yapının aksine bu kez dağılmadık, oyundan kopmadık ve sahaya tamamen odaklandık. Son saniyeye kadar galibiyeti kovalamak, turnuvanın genelinde geç kalmış ama futbolseverlere büyük keyif veren bir hamle oldu.
Ancak futbol sadece coşkudan ibaret değildir; turnuva tecrübeleri son derece önemlidir. Milli takımımız, Arizona sıcağına mahkum bırakılarak, bundan 24 yıl önce Dünya Kupası tecrübesi edinmiş teknik kadronun ve futbolcuların deneyimlerinden yeterince faydalanmayarak da hata yaptı. Grup aşamasında puan bazlı, uzun vadeli stratejik düşüncenin dışına çıkılarak hareket edildi. Sonuç olarak, çok daha iyi yerlere gelebileceğimiz, çok daha parlak sonuçlar alabileceğimiz bir kupaya henüz ilk aşamada veda etmek zorunda kaldık.

12