His takımı

Galatasaray için sembolleri önemlidir. O sembollerden Baba Gündüz'ün (Kılıç) Galatasaray'ı tarif ettiği bir cümle vardır: "Galatasaray bir halatı hep birlikte çekenlerin; hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır."

Dün bu cümlenin ete kemiğe bürünmesine şahitlik ettik. Osimhen'in; çocukken kaybettiği annesi, kucağında kızı, elinde kendi çocukluğu, büyüdüğü çöplüğün kenarındaki gecekondu mahallesinin resmedildiği koreografiye döktüğü gözyaşı, ünlü yıldızı büyük ailesinin gücünü hatırlatıyordu.
Osimhen'i Galatasaray'a getiren de, Icardi'yi 6 aydır sessiz sedasız kulübede oturtan da bu his, bu aidiyetti.

Maçta da tribünler kadar galibiyete inanmış bir Galatasaray vardı. Maçın hemen başında ve Lemina, Davinson, Singo'ya hatalı pas yaptıran baskılı futbolu atlatan Aslan ilk yarının geriye kalan süresinde neredeyse kusursuz oynadı. Jakops sol bekte Salah'ı kilitlediği gibi hücuma da destek verirken Lang sol açıkta iyi top kullanarak ve daha da önemlisi topu tutup kaptırmayarak bu kulvarı canlandırdı. Liverpool kalecisi Mamardashvili Lemina'nın golüne engel olamadığı ama 3 net kurtarıp yaparak farkın açılmasına mani oldu.

Liverpool da Ekitike'nin liderliğinde etkili ataklara imza attı. Bu yarıda Galatasaray'ın savunmadaki kilidi ise Uğurcan Çakır'dı.

Galatasaray bir his takımıdır ve sembolleri vardır dedik. O isimlerin başında gelen Fatih Terim de ilk kez tribündeydi ve devre arasında kendisini farkeden onbinlerce taraftar tarafından tezahüratlarla onurlandırıldı.

Maçın ikinci yarısı ilk 45 dakikaya göre daha düşük tempolu ve pozisyonluydu. OçSlot, 60. dakikada iki değişiklik yaparak rövanşta avantaj sağlayacak golün hamlesini yaptı. Nitekim Barış'ın hatalı pasında Ekitike beraberlik golüne çok yaklaştı ancak Uğurcan yine kalesinde devleşerek gole izin vermedi. Karambolde ağlara giden topta ise elle oynamanın VAR'dan tespiti Liverpool'un sevincini kursağında bıraktı.