Son haftalarda maçlar sadece rakiplere karşı oynanmaz, sahadaki rakipten daha büyük bir rakip vardır: Stres.
Dün de Galatasaray'da, son haftalara büyük avantajla girmenin verdiği rehavetin yerine stres etkisini göstermişti. İlk yarıda kapanan Antalyaspor savunmasını aşacak baskıyı bir türlü kuramadı. Düşme hattında olan konuk ekip maça rakibinden daha konsantre çıkmıştı.
Sarı Kırmızılılarda Osimhen istekli ancak savruktu. Rakibin hatalı geri pasını yakaladığında tabelayı değiştirse maç baştan kopabilirdi. Sane yine 'Turist Ömer' filminin başrol oyuncusu gibiydi, şampiyonluk maçına çıktıklarını herhalde kimse ona söylememişti. Barış, Yunus, Sallai gayretliydi ama iyi kapanan rakip savunmayı bir türlü aşamıyordu.
Orta sahada Torreira çalışkandı ama İlkay farkını ortaya koyacak çizgiden uzaktı.
Galatasaray baskısına rağmen tempoyu yükseltemeyince ilk yarıda golü bulamadı, üzerine son dakikalarda bir de şok gol yedi. Soner'in golü Rams Park'ta şölene gelen 50 bin taraftarı şoka soktu.
Oyun çift santrforu ve Icardi'yi istiyordu. Okan Buruk Icardi yerine aksayan iki ismi çıkardı, Sane ve İlkay'ı çıkarıp Lang ve Lemina'yı sahaya sürdü. Lemina'nın golü stresten kilitlenen Galatasaray'ın üzerindeki baskıyı ve panik havasını biraz olsun kaldırdı. Fenerbahçe'nin Konya'da 2. golü bulması şampiyonluk turu için galibiyeti zorunlu hale getirmişti. Ancak Soner hesapları yine bozdu. Attığı nefis frikik golü Rams Park'ı bir kez daha sessizliğe bürüdü. Golden hemen sonra kazanılan penaltıyı Osimhen'in gole çevirmesi Galatasaray'ın direncini geri getirdi.

2