Bir sıfırdan büyüktür

Galatasaray için kalan 2 maçtan birini kazanmak Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam etmesi demek. Atletico ya da City'den birini kazanmak o kapıyı açacaktı ve en kolay olanı evinde oynadığı maçtı.

Okan Buruk; Osimhen, Jakops, Eren'in dönüşü ile rahatlamış, tercih seçeneğine kavuşmuştu. Sol bekte Eren'i sahaya sürerken Afrika Kupası'ndan dönen Osimhen'e de formayı vermişti. Ancak maç şok bir golle başladı. Saha içindeki Simeone daha 3.dakikada Eren'in hatasından yararlanıp tabelayı değiştirdi. Ancak bu erken gol Galatasaray'ın oyununu değiştirmedi. Haftalardır yavaş oyun nedeniyle pozisyon sıkıntısı çeken Galatasaray dün de ilk yarı boyunca rakip savunma üzerinde baskı kuramadı, santrforu ile topu buluşturamadı. Sallai'nin son çizgiye inip altıpasa çıkardığı topta Llorente'nin ters vuruşu Sarı Kırmızılı forvetlerin yapamadığı yaptı.

İlk yarıda Atletico'nun daha organize atakları, buna karşılık Galatasaray'ın kanatlardan gelen bireysel atak girişimleri vardı. Sörloth Galatasaray savunmasını çok zorladı. Sane bu devrede sahada ne yaptığını bilen tek adam gibiydi. Aslan merkez noktada iyi bir İlkay'ı arıyordu.

Atletico Madrid makina düzeninde oynayan, oyun planına sonuna kadar sadık bir takımdı ve ilk yarıda oyununu Galatasaray'a kabul ettirmişti. Maç kilitlenmişti ancak anlaşılan Simeone'ye beraberlik yetmiyordu. 59.dakikaya girilirken Sörlort- Griezmann hamlesi ile 4.değişikliğini de yaptı. Hedefi Galatasaray'ı böyle durgun yakalamışken yenip ilk 8'i garantilemekti. Okan Buruk ise ufak bir dokunuş yaptı, Yunus'u alıp Sara'yı sahaya sürdü. Ve Sara hamlesi Galatasaray'ı hareketlendirdi. Simeone'nin baskın planı tutmadı, dört oyuncu değişikliği sahaya enerji getireceğine tıkır tıkır oynayan takımı bir anca bocalattı. Simeone 72.dakikada 5.oyuncu değişikliği hakkını kullanıp son kozunu da oynadı. Avrupa'nın en iyi takımlarından olan Atletico toparlanıp yeniden dengeyi sağlarken Okan Buruk'dan Barış- Jakobs hamlesi geldi, Jakobs beke, Eren sol açığa geçti.