Taraftarın sevgisi ve alkışı takıma, futbolcunun teri ve mücadelesi ise arma ve formayadır... Zorlu maçın öncesi yönetimdeki kavgaya, taraftar bir bağıracaksa, iki bağırıp, futbolcu da bir koşacaksa iki koşarak cevap verebilirdi. İşte tam da böyle başladı Galatasaray... Okan Buruk özellikle ilk yarıda rakibi prese boğarak bazı oyuncuların enerjisini 60 dakikada tüketecek kadar tempoyu yükselterek skoru almayı hedefliyordu. Stuttgart'ın iki direkten birden dönen pozisyonu elbette maçın kader anlarındandı. Batrakov nefis iki bitirişle tabelayı 2-0'a getirdiğinde dakika 15, hat-trick yapacağı pozisyonu kaçırdığında ise dakika yirmiydi. Atakan sakatlanıp çıkınca Galatasaray'ın ön alan baskısından kaçabilmek için uzun vurmaya başlayan ve önünde Demirovic ve Deniz'le tutunmaya çalışan Alman ekibi, iki pozisyon daha bulurken Buruk'un takımı devreyi 3 farklı bitirebilirdi. Kötü zeminde, sert hava şartlarında soyunma odasından tabela 2-0'ken de 0-0'mış gibi gelirsin... Bunu Lille'de ispatlamışlardı. Dün de devamını getirdiler. Süper Lig'in oyun yoğunluğunun çok çok üzerinde bir tempoda savaşmadan kazanılacak maç değildi.

12