Jakobs'u stoperde, Eren'i sol bekte, Yunus'u sol kanatta, Barış'ı en önde kullanmak Galatasaray'ın ideal 11'inden 4 taşı yerinden oynatmak demek. Taşları yerinden oynayan takımların mekaniği bozulur ama G.Saray dün gece Lizbon'da kusursuz çalışan bir makine gibi başladı. İki sezon önce Kadıköy'de Mourinho'ya karşı Yunus'u sol kanatta sahaya çıkarıp orta sahanın artı bir adamı olarak konumlandıran Okan Buruk, benzer bir tercihi dün Sporting'e karşı uyguladı. Bu da G.Saray'a hem topa sahip olmayı hem de rakibin geçiş hücumlarını önlemeyi sağladı. Ev sahibinin tutuk başladığı bir maçta 1-0 öne geçmek ve oyunun momentumunu elinde tutarken ikiyi bulmamak elbette talihsizlik ama Portekizliler, dişe dokunur tek hücumlarında kolay bir golle beraberliği buldular. Leroy Sane'nin kaçırdığı çok net pozisyon gol olsa Galatasaray, devreye de önde giderdi. İkinci yarı Frankfurt benzeri bir kâbus yaşadı Galatasaray. 46'dan itibaren 1-1'i koruma amaçlı bir kafa vardı. Topa sahip olmayı kaybettiler. Penaltı ağır bir karar olabilir, üstüne bir de çıkması çok ama çok zor bir frikik. Okan Buruk ikinci yarıda değişikliklerle pozitif hiçbir katkı veremedi takımına. Ligde 4 maçta yenilen 6 golün bir devam istatistiğidir Lizbon'da yenilen 3 gol. İlk yarı bittiğinde bir puan yetmez denilen oyundan son düdükle 3 puanı bırakmak çok ama çok düşündürücü.

20