Karakterli futbol

Son 8 yılda bir Dünya Kupası kazanıp bir sonrakinde finalde Messi'ye çarpılan, geride kalan yaz da en büyük favori gittiği turnuvada yarı finalde mükemmel bir İspanya'ya boyun eğen Fransa ile oynuyorsanız, ilk hesabınız rakibi durdurmak olur. Biz Dünya Kupası'nda Paraguay ve Avustralya maçlarında rakibin kalabalık defanslarını çözmeye çalışırken acı çektik. Oysa ki Uluslar Ligi'nin 6 maçının beşinde bu takım geçiş hücumları ile rakibin canını yakabilir. Montella'nın savunurkenki beşli defansı, ilk yarıda Fransa'nın Mbappe-Dembele- Olise arkası Cherki'li müthiş forvet hattına 'pozisyon vermedi' dersek yeridir. Zemin sıkıntılıydı. Bizi etkiledi. Arda yine takım liderliğinin hakkını verirken kabul edelim orta sahada Hakan ve Orkun'un kalitesini ve tecrübesini aradık. İlk yarıda Merih'in Cherki'ye set çektiği pozisyon, Uğurcan'ın kurtarışı tabelayı sıfırda tutarken İsmail'in kafası gol olsa tabelayı da alacaktık. Baskı yerken geriden topla çıkmak bize pahalıya mâl oldu. Önce Uğurcan, ardından Abdülkerim ve Can, pres sonrası kalemizdeki gol... Mbappe'nin sakatlığı Fransa'nın tadını kaçırdı. Uğurcan, Bursa'daki İtalya maçında yok. Dünkü mücadelenin özellikle Arda'nın oyununun hakkı, doğrusu bir beraberlikti.