Yazı, Galatasaray'ın kritik maçta gösterdiği pasif futbolun ve taktikal hamle eksikliğinin Okan Buruk'un sorumluluğu olduğunu öne sürüyor. Bunu, hocanın önceki maçta verdiği güçlü sözleriyle oyuna yansıtamayan performansı arasındaki çelişkiye dayandırıyor. Puan kaybının arka arkaya yaşanması, şampiyonluk hedefleri için ne kadar kritik olacak?
Kazandığı Göztepe maçının ardından "İlk yarıda bize yapılanları unutmadık, rövanşı alacağız, farklı kazanmak için sahaya çıkacağız" diyen Okan Buruk, 4 gün sonra oynayacağı karşılaşmanın dinamitinin fitilini uzun tutmuştu. Dün stada gelen, ekran başındaki Galatasaray taraftarı da takımından hocasının sözlerinin altını doldurmasını bekliyordu. Oyun daha ilk çeyrekten sıkıntılı başladı. Sallai sol kanatta işlemiyor, Barış da en uçta olduğundan takım hücumda Leroy Sane'nin ayağına bakıyordu. İlkay, Sane'ye uzak Sara da sol içe yerleşince ortaya 336 pas yapan, ayaklarında pranga varmışçasına yavaş bir Galatasaray ortaya çıktı. Risk almıyor demek, üretememek de demek aslında. Jakobs'un adrese teslim ortası, Sane'nin kafası tabelayı kurtardı ama oyun soru işaretleriyle doluydu. Devrede Sallai kenara gelmeli, Barış kanada Icardi santrforla ile devam etmeliydiler. Okan Buruk bir kez daha hamlesiz başladı ikinci yarıya. Oysa ki takımı Göztepe deplasmanındaki ikinci 45'te sadece bir kez ceza sahasına girmiş, Lemina'nın golü takımı ayakta tutmuştu. Kocaeli oyunu aldı ve gol geliyorum dakikalarında Okan Buruk da golü taraftarlar gibi izledi. Aradaki tek fark taraftarın kombineye tonla para verip, Buruk'un kulübede milyonlar kazanması. 1-0 önde olduğu maçta 2'yi bulması gerekirken oyuna bek alan ve hâlâ Yunus ısrarını sürdüren bir teknik adam kendisi... Puan kaybı bağıra bağıra geldi bu maçta... Sorumlusu da Okan Buruk'tur. Bir haftada 5 puan kayıpla peşindekileri umutlandırması bir kenara, oynattığı kötü futbol hiç de öyle "Mayıslar bizimdir" futbolu değil. Mayıslar onun değilse, Haziran zaten hiç değil...

10