Bir çuval inciri…

Galatasaray'ın topu tüfeğiyle saldırmaması için iki neden vardı:
1-Takım eksikti ve sakatlıklardan dönenler soru işaretiydi, bu ön alan ile rakibe yoğun presin pratiği yoktu.
2- Yedek kulübesinden katkı gelmeyeceği için sahaya çıkanlar enerjilerini 90 dakikaya yaymak zorundaydılar. (ki Galatasaray sadece bir zorunlu değişiklik yaptı.
Üç sert maçta, ağır mağlubiyet almış Belçika ekibi karşısında set oyununda öne çıkması gereken adamlardan Barış haricinde hepsi ortalıkta görünmeyince daha ilk 20 dakikada bu maçı kazanamıyorsan mutlaka kaybetme fotoğrafı çıktı. Sane yine verimsiz, İlkay güçsüz ve "maestro" kimliğinden uzak, Sara ise bir var bir yoktu. Oyunu ilk yarıda tutan yine Torreira oldu. Ön alan presinde Osimhen, rakibin geçiş hücumlarına duvar olacak Lemina olmayınca Lucas da orta sahada tek başına bir yere kadar idare etti. Buruk, Arda'yı oyuna aldığında Abdülkerim'i sol beke kaydırabilirdi. Sallai'yi sağ