Yazıcıoğlu soruşturmasında flaş gelişmeler! Aileler harekete geçti, kameralar incelenecek!

Bilindiği gibi BBP Lideri şehit Muhsin Yazıcıoğlu 25 Mart 2009 tarihinde seçim gezisi için kiralanan helikopterin F1 ve F16 savaş uçaklarını kullanan FETÖ'cü pilotların yarattığı türbülansTürbülans ile düşürülmesi sonrasında helikopterde bulunan 5 kişi ile birlikte hayatını kaybetmişti. Ancak Yazıcıoğlu ile aynı helikopterde bulunan İHA muhabiri İsmail Güneş'in helikopter düştükten sonra sağ oldukları İsmail Güneş'in 112 acil servisini telefonla araması sonrasında yapılan konuşmalardan anlaşılmıştı. Yaralılardan sadece BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ'ın inlediğini, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Murat Çetinkaya ve pilot Kaya İstektepe'den ses gelmediğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ise göremediğini beyan etmişti.

İsmail Güneş'in helikopter düştükten dört saat sonra kırık bacak ve kaburga ile 1 metreyi aşkın karda 500-600 metre tek başına düşen helikopterden aşağı inmesi imkansız görünüyor. Kahramanmaraş Devlet Hastanesi'nde Güneş'e yapılan harici muayenede, kırık çene ile 112 servisiyle 27 dakika nasıl konuştuğu tartışma konusu olurken konuyla ilgili şüpheler üzerine özel yetkili Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi heyeti kurmuştu. Gazeteci İsmail Güneş'in düşen helikopter içinde yaptığı konuşmalar Yazıcıoğlunu ortadan kaldırdığını düşünen FETÖ için soğuk bir duş etkisi yaratmıştı. FETÖ tarafından Yazıcıoğlu sağ kurtuldu, hastaneye götürülüyor yalanı ile helikopter enkazına ulaşılmasını engelleyen TSK'ya sızmış FETÖ ve Avrupa Gladyosu'na ait iki helikopter kısa süre içinde düşen helikopterin enkazına ulaşmış, bir ekip helikopter içindeki kara kutu diyebileceğimiz teknik parçaları sökerken diğer grup Yazıcıoğlu'nu ve gazeteci İsmail'i helikopter enkazından çıkararak işkence ile öldürmüş, bu durumu kamera ile görüntüledikleri sonradan anlaşılmıştı. Ancak gazeteci İsmail'in çenesi kırılmadan önce bir kez daha Yazıcıoğlu helikopterde mi sorusuna İsmail Güneş bu kez helikopterde ancak ölü cevabı verdirildikten sonra İsmail'de Yazıcıoğlu ile aynı kaderi paylaştı sanırım.


HELİKOPTER DÜŞTÜĞÜNDE O SIRADA BÖLGEDE HAVADA OLAN İKİ F 4 UÇAĞINDAKİ 4 PİLOTTAN BİRİNİN FETÖ SORUŞTURMASI KAPSAMINDA TSK'DAN İHRAÇ EDİLEN ALİ ARMAĞAN OLDUĞUNUN TESBİTİ YAPILMIŞTI

Soruşturma sonucunda açığa çıkarılan en önemli bilgi helikopter düştüğü sırada o bölgede havada olan F-4 uçağındaki silah sistemlerini kullanan eski Albay Ali Armağan'ın o dönem Hava Kuvvetleri'ninFETÖ imamı olan 15 Temmuz darbe girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz ile irtibatlı olduğunun belirlenmesiydi.Bu önemli bilgi üzerine yapılan incelemede helikopterin düştüğü sırada o bölgede bulunan iki F-4 uçağındaki 4 pilottan birinin FETÖ soruşturması kapsamında TSK'dan ihraç edilen FETÖ'cü Ali Armağan olduğu belirlendi. Armağan'ın örgütsel hattını o dönem Hava Kuvvetleri imamı olan Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile iletişime geçmek için kullandığı ve Adil Öksüz'le 152 kez iletişim kurduğu tespit edildi. FETÖ'cü Ali Armağan'ın halen Silivri Cezaevi'nde tutuklu olduğu biliniyor. Elde edilen bu bilgiler sonrasında yapılan soruşturmalarda ilginç bir şey daha, bu pilotların bugüne kadar ifadelerinin tam manasıyla alınmamış olmasıydı. Bu örtbas etme olayında hegemonik güç ABD ve yerli işbirlikçileri FETÖ olduğu aşikar!


YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINDA FLAŞ GELİŞME! AİLELER HAREKETE GEÇTİ, KAMERA KAYITLARI İNCELENECEK

Kahramanmaraş'ta düşen helikopterde hayatını kaybeden BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin ailesi, üst düzey görevlilerin yargılandığı davada, Yargıtay Başsavcılığı mütalaasında helikopterin rotasına girerek 'Kol altı uçuşu' gerçekleştirdiği belirtilen 3 uçağın kamera görüntülerinin incelenmesini talep etti. Yazıcıoğlu'nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu'nun avukatı Veysel Aşkın, savcılık talebinin önemli olduğunu belirterek "Bu eksiklikler giderilemeden verilecek her türlü raporun tartışmaya ve şaibeye açık olacağını belirtmekte fayda görüyoruz. Dosyadaki eksiklerin giderilmesini talep ediyoruz. Bir başka talebimiz de uçakların kendi kamera sistemlerindeki görüntülerin incelenmesi. Bunların da mutlaka incelenmesi gerekiyor çünkü uçaklar artık hizmetten alınmış dahi olsa bu radar ve kamera kayıtlarının sabit olarak saklandığını biliyoruz." dedi.


YAZICIOĞLU AİLESİNİN AVUKATI SELAMİ EKİCİ SAVCILIĞA SUNDUĞU DİLEKÇESİNDE GÖRÜNMEYEN GÜÇLERİN (MUHTEMELEN FETÖ) YAZICIOĞLU SUİKASTININ AYDINLATILMASINI ENGELLEMEYE ÇALIŞTIKLARINI İDDİA ETTİ

Yazıcıoğlu ile 5 kişiyi taşıyan helikopterin düşürüldüğüne inandıklarını dile getiren Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, helikopterin bağlı bulunduğu firmanın o dönemki genel müdürü M.K.S'nin Kahramanmaraş

2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, helikopterin kaza sonucu düştüğüne ilişkin görüntüleri izlediğini söylemesine rağmen söz konusu, görüntülerin kendilerine verilmediğini ve savcılıkta da bulunmadığını ifade etmişti.

Merhum Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin Çukurova Adli Tıp'ta yapılan otopsilerinde kanlarında herhangi bir zehirleyici madde olmadığının belirtilmesine rağmen Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside ise kanlarında karbonmonoksit bulunmuş olması da halen aydınlığa kavuşmamış bir sır.

Yine 'kor uçuşu' dediğimiz bu uçuşu bu jetlerin yapmış olması ilginç, çünkü bu uçuş ancak savaş zamanlarında yapılan eğitimler ve uçuşlardır, Asıl enteresan olan helikopterin düşürülmesinde katkısı olduğunu iddia ettiğimiz jetlerin bağlı bulunduğu 112.Ana Jet Filo Üssü'nün helikopterin düşürülmesinden sonra kapatılmış olması sanırım. Neden acaba


Yazıcıoğlu suikastında esrarengiz emekli Yarbay Ercüment Güler'in rolü neydi

Gün geçmiyor ki; BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopterin FETÖ'cü pilotların kullandığı F16 ve F1 savaş uçaklarının yarattığı 'türbülans' sonucunda düşürülmesi ile yeni gelişmeler olmasın, yeni bilgiler ortaya çıkmasın! Nitekim bu kez CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, BOTAŞ çalışanı emekli Yarbay Ercüment Güler ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. İddia önemliydi. Zira Ercüment Güler'in 'Helikopter enkazının bulunmaması için yoğun çaba sarfettiği ekipleri yanlış yönlendirdiği' iddia ediliyordu. Güler'in kaza sonrası BOTAŞ'tan ayrıldığını; Gambiya, Bosna Hersek, Yemen ve Cibuti'de çalıştığını ve halen Yunanistan'da görev yaptığını belirten Yavuzyılmaz, Sözcü'den Veli Toprak'ın haberine göre; TBMM KİT Komisyonu'nda şunları söyledi:"Kaza sonrası helikopterde bulunan İHA muhabirinin telefonundan lokasyonun (Yer konum) tespit edilmesi için bilgiler Avea'ya veriliyor ve BOTAŞ'la paylaşılıyor. Ercüment Güler sürecin başından itibaren kaza bölgesine gidiyor. Vali ve emniyet müdürünü yönlendiriyor. Enkazın bulanamaması noktasında zaman kaybedildi. Bu kişinin kazanın olduğu gün ne görevi var Hangi unvanla BOTAŞ personeli ve emekli yarbay olarak ancak kimsenin tanımadığı bir kişi olarak sürecin içinde bu kadar aktif rol aldı Hakikaten şüpheli bir durum. Zira helikopterin düşürüldüğü gün bu konuda FETÖ 'cüler tarafından organize bir çalışma yapılıyor.'' Bu konuda hazırlanan iddianamede sanıkların, helikopterin düşmesinin ardından başlatılan soruşturma sürecinde, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda, soruşturmaya müdahale ederek örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirmede bulundukları ifade edildi. Yarbay Ercüment Güler'in bu olaydan sonra Botaş'tan ayrıldığı; Gambiya, Bosna Hersek, Yemen ve Cibuti'de çalıştığı, halen Yunanistan'da görev yaptığı Milletvekili Yavuz Yılmaz tarafından açıklanmıştı.