Zirvenin şifreleri

7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne 8 gün kaldı. Dünyanın en güçlü 32 ülkesinin lideri, Başkanımız Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğindeki zirveye katılacak. Dünyanın gözü ve kulağı Ankara'da. NATO Ankara Zirvesi, Yeni Dünya Düzeni inşasının (2015-2035) önemli bir virajında gerçekleşeceğinden, 70 yıldır yapılan zirvelerden farklı bir özelliğe sahip olacak. Bundan dolayı NATO, kuruluşundan günümüze kadar kurgulanan eski stratejiden yeni bir stratejiye geçme kararını burada verecek.


Alınan kararlar da dünyanın 5 kıtasını birden bire bir etkileyecek. Bölgesel güç ve küresel aktör olan Türkiye ile Başkan Erdoğan, NATO'nun geleceğine yön verecek pozisyonda bulunuyor. Nitekim NATO Genel Sekreteri, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak zirve öncesinde Washington'da, Atlantic Council adlı düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada Türkiye'ye özel bir sayfa ayırdı. Mark Rutte, başta Türkiye olmak üzere müttefiklerin Ankara Zirvesi'nde on milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları duyuracağını söyledi.

ASELSAN'a ve Türk savunma sanayisine özel bir parantez açan Rutte'nin vurguları, Türkiye'nin savunma sanayisindeki devrimini işaret ediyor. Mark Rutte, "Savunma sanayisini güçlendirmeyi transatlantik bir şekilde yapmamız ve bu sanayi tabanının California'dan Türkiye'ye kadar uzandığını anlamamız gerekiyor. Ankara'da düzenlenecek zirvede büyük bir savunma sanayisi günü düzenleyeceğiz." ifadesinde bulundu.
Yeni Dünya Düzeni inşa edilirken, NATO'nun Rusya'yı "En büyük tehdit" olarak değerlendirerek yeni kararları alacağı belirtiliyor. Bilindiği gibi, ABD Başkanı Trump'ın NATO'dan çekilme tehdidinin neden olduğu fırtınalar devam ediyor. ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği son saldırılara, dünya enerji denkleminin merkez üssü olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması riskine karşın Avrupa ülkelerinin aktif olarak katılmayı reddetmesinin ardından, transatlantik ilişkiler hâlâ gergin. ABD Başkanı Trump da Avrupa'daki müttefiklerine yönelik hayal kırıklığını dile getirmeyi sürdürüyor.
ERDOĞAN BİR ŞANS...
İşte bu kritik noktada, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın, Avrupa ülkeleriyle soğukluğu devam eden ABD Başkanı Trump'ın Ankara Zirvesi'ne gelmesini sağlaması büyük bir şans ve fırsat olarak değerlendiriliyor. Peki, olası bir çekilme kararı halinde Avrupa ülkeleri, ABD ordusunun desteği olmadan kayda değer bir caydırıcılığı sürdürebilir mi
NATO son derece güçlü olsa da savunma ve diplomasi stratejistleri, örgütün güçlü bir rakibe karşı caydırıcılık kapasitesinin önemli ölçüde aşınacağını söylüyor. 2026 itibarıyla yaklaşık 68 bin ABD askeri, 31 üs ile Avrupa'da. Çekilmenin Avrupa güvenliği için sarsıcı olacağı ifade ediliyor.