Yapay kriz

Türk dünyasının kalbi Ankara'da atarken, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri hedef alan çeşitli iddialar ve sosyal medya manipülasyonları da gündeme getiriliyor.

Bir haftadır iki ülke arasında yapay krizler varmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Karabağ'ın kurtuluşu ve Zengezur Koridoru projesiyle Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengelerin değişmesinden rahatsız olan bazı dış aktörlerin, Bakü ile Ankara'nın arasını açmaya yönelik girişimlerde bulunabileceği değerlendiriliyor.

Hazar'ın Batı'yla doğrudan entegre olmasını ve Türk dünyasının güçlü bir iş birliği merkezi olarak yükselmesini engellemeye yönelik çabalar da bu çerçevede tartışılıyor.

Bazı çevreler, dinî, kültürel ve siyasi hassasiyetleri öne çıkararak "Azerbaycan Türkiye'den uzaklaşıyor mu" ve "Bakü eksen mi değiştiriyor" soruları üzerinden kamuoyunda şüphe oluşturmaya çalışıyor.

Oysa Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, günlük tartışmaların ötesinde tarihî, kültürel ve stratejik temellere dayanıyor. Ankara ile Bakü arasındaki askerî, siyasi ve ekonomik güven ortamını zedelemek; Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki güçlü kardeşlik bağını sabote etmek isteyen girişimlerin başarılı olması kolay değil. Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak çıkarları, bu tür iddiaların sağduyuyla değerlendirilmesini gerektiriyor.

İKİ ÜLKE DAYANIŞMASI

Kafkasya'nın güvenliğini sarsabilecek girişimlere ve iki ülke arasında güvensizlik oluşturabilecek gelişmelere karşı MHP Lideri Bahçeli, "Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeyiz"