Stratejik ittifak

Bülent Erandaç
29.08.2026
40

Türkiye-Suudi Arabistan ortaklığı derinleşiyor. Orta Doğu'nun yeni şafağı doğuyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun emperyalist İngiltere ve Fransa'nın kirli planlarıyla gücünü kaybetmesi sonucu Orta Doğu, yüzyıldır çatışmaların, vekâlet savaşlarının ve İngiltere Başbakanı Churchill'in cetvellerle çizdiği yapay sınırların gölgesinde, makûs talihini yenmeye çalışan bir coğrafya konumuna geldi.

Başkan Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in imzaladıkları tarihî Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile İslam dünyasında esen güçlü diplomatik rüzgârlar, bölgenin kaderini kökten değiştirecek yeni bir dönemin kapısını aralıyor. "Mekke Anlaşması", Orta Doğu'nun jeopolitik dengelerini yeniden inşa eden gelişmelere konu oluyor.

Ankara- Riyad ortaklığı, bölge dışı küresel güçlerin Orta Doğu üzerindeki "böl ve yönet" politikalarına karşı en net yerli ve millî duruşu temsil ediyor. Mekke Anlaşması'nın getirdiği yeni iklim, önümüzdeki süreçte bölgede somut gelişmeleri tetiklemeye başladı. Ortak savunmadan yenilenebilir enerjiye, lojistik hatlardan altyapı projelerine, karşılıklı yatırımlardan ticari iş birliklerine kadar uzanan geniş yelpaze, Türkiye ve Suudi Arabistan ekonomilerini birbirine daha fazla kenetliyor.

Suudi Arabistan'ın "Vizyon 2030" projesinde Türk şirketleri başrol oynamaya başlıyor. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında enerji projelerini içeren hükümetlerarası anlaşma, Başkan Erdoğan'ın onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak dün yürürlüğe girdi.

Suriye ve Suudi Arabistan arasında demiryolu ve lojistik alanlarında iş birliğini güçlendirecek iki mutabakat zaptı, Şam'da gerçekleştirilen görüşmelerde imzalandı. Bu anlaşma, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan hattında yeniden canlandırılması planlanan Hicaz Demiryolu projesi açısından tarihî bir adım olarak değerlendiriliyor.