Sıra kime geliyor

BAŞKAN Erdoğan-Türk devlet aklı, fon krizi sürecini sarsılmaz bir iradeyle yönetiyor. Başkan Erdoğan, 25 yıllık tecrübesiyle devlet mekanizmalarını hızla harekete geçirerek algı operasyonlarını boşa çıkardı, reel ekonomiyi koruma kalkanı altına aldı.

Erdoğan'ın Kabine, Kritik Salı ve AK Parti il başkanları toplantıları ardından yaptığı sert, tavizsiz açıklama aslında her şeyin özeti: "Her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur!" Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulu'nu (DDK) tam yetkiyle sahaya sürmesi, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün doğrudan "şüpheli" sıfatıyla savcılığa ifadeye çağrılması çok önemli bir adım.

DDK'nın devreye sokulması, idari mekanizmanın kendi kendini temizleme refleksinin en radikal adımıdır. DDK'nın sahaya inmesi, "Mesele sadece birkaç açgözlü fon yöneticisinin işi değil; bu çarkın dönmesine göz yuman, imza atan, denetlemeyen içerideki network'ü de söküp atılacak" manasına geliyor. DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, yürütülen soruşturmanın "sağlıklı, şeffaf ve bağımsız" ilerleyebilmesi adına Borsa İstanbul'daki görevinden istifa etti. Hukuki literatürde şüpheli sıfatı, bir kişinin suç işlediğine dair üzerinde somut deliller, ihbarlar veya kuvvetli şüpheler barındırdığı anlamına gelir. Kritik Salı günü devletin ekonomik üst yöneticileriyle yapılan toplantıda, Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması da çok önemli bir adımdı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan bu kurul, tasfiyesine karar verilen 131 fonun sürecini hızlandıracak. Vurguncular, manipülatörler ve onların gölgesindekiler hukuk önünde birer birer hesap verirken, devletin "küçük yatırımcıyı ezdirmeyeceğiz" kararlılığı on binlerce aileye derin bir nefes aldıracak. İlk etapta, sistemde parası bloke kalan para piyasası fonu yatırımcıları ile fonlarda 1 milyon TL ve altında yatırımı bulunan küçük tasarruf sahiplerinin paralarının süratle iade edilmesi planlanıyor. Bu neşter, sadece bir temizlik operasyonu değil; aynı zamanda dişinden tırnağından artırdığı parasını sermaye piyasalarına emanet eden vatandaşı koruma kalkanı olacak. Sermaye Piyasası Kurulu, sistemsel bir çöküşü engellemek adına hızlıca 7 şirkete ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan "Fon Koordinasyon Kurulu" bu dev tasfiye sürecini yönetiyor. Sistemdeki "etkin pişmanlık" mekanizması işletilerek, usulsüz kazanç sağlayanların bu paraları (mevzuat gereği elde edilen gelirin iki katı oranında) iade etmesi değerlendiriliyor. Kamuoyu, siyasi bağlantısı olan isimlerin mal varlıklarının dondurulması ve paraların tahsil edilmesi sürecini dikkatle yürütüyor. Peki, bu iş nerede duracak Savcılığın ve DDK'nın elindeki ortak haritaya bakıldığında, fırtınanın sadece eski bir SPK başkanıyla sınırlı kalmayacağını öngörmek zor değil. Büyük fon transferlerinin, bankacılık sistemi içerisindeki kredi mekanizmalarıyla beslenip beslenmediği inceleniyor. Başkan Erdoğan'ın