Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Zirvesi marjında New York'ta yürüttüğü diplomasi trafiği, Türkiye'nin küresel ve bölgesel denklemlerdeki anahtar rolünü tescilleyen tarihi adımlara sahne oldu.
Başkan Erdoğan'ın zirveye damga vuran hitabındaki "Dünya Beşten Büyüktür" söylemi ve BM Güvenlik Konseyi reform manifestosu, Türkiye'nin dünyanın yeni 7 büyük gücünden biri olarak gösterilmesine vesile oldu.
Başkan Erdoğan'ın BM Zirvesi'ndeki performansının jeopolitik sonucu;
Türkiye'nin artık uluslararası sistemin kodlarını değiştirmeye zorlayan, bölgesel ittifak mimarileri kurabilen yükselen bir merkez güç olduğunun tescillenmesi şeklinde değerlendiriliyor. Başkan Erdoğan, New York'ta hem ikili kabuller gerçekleştirdi hem de çok taraflı kriz masalarında yer aldı. Başkan Erdoğan'ın, ABD Başkanı Trump'ın başkanlığında düzenlenen İran ve bölgesel güvenlik konulu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) toplantısına katılması, zirvenin en kritik jeopolitik hamlesi olarak değerlendiriliyor.
Trump toplantıda "O sert bir adamdır, onunla uğraşmayın. Kendisi gerçekten harika bir dostumdur" diyerek Başkan Erdoğan'ın lider imajını, uluslararası kamuoyu önünde övdü.
SİNCAR MUTABAKATI
Bu arada Başkan Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali Zeydi ile yaptığı PKK anlaşmasının tarihi önemi var. Türkevi'nde Irak Başbakanı Zeydi ile imzalanan "PKK'nın Sincar'dan çıkarılmasını" kapsayan mutabakat, Türkiye'nin sınır güvenliği stratejisinde yapısal bir zafer özelliği taşıyor.
SONUÇ: Başkan Erdoğan'ın New York temasları doğrultusunda, Türkiye'nin önümüzdeki döneme ait jeopolitik ve ekonomik projeksiyonlarına göz gezdirelim: Türkiye'nin hem Rusya-Ukrayna hattında (Zelenskiy'nin üçlü zirve çağrısı) hem de ABD-İran- Körfez üçgeninde küresel diplomasi mekanizmalarını Ankara üzerinden işletme kabiliyeti tescillendi. Sınır ötesi operasyonlar yapmak durumunda kalan Türkiye, artık Irak merkezi hükümetini terörle mücadelede operasyonel bir ortak haline getirerek askerî yükünü diplomatik başarıyla hafifletti.

3