Yazı, Antalya Diplomasi Forumu'nda Erdoğan'ın Pakistan aracılığıyla ABD-İran ateşkesini kalıcı anlaşmaya dönüştürme çabalarını Türkiye'nin bölgesel liderlik rolünün kanıtı olarak sunuyor. Dört ülkenin dışişleri bakanlarının dörtlü formatında toplanması ve Pakistan Başbakanı'nın Suudi Arabistan, Katar ve İran'ı dolaşması, yazara göre diplomatik zeminin olgunlaştığını gösteriyor. Peki bu koordine çabalardan somut bir anlaşma çıkar mı, yoksa bölgesel aktörlerin çıkarları çok farklı kaldığı için niyet gösterisi olarak mı kalır?
Diplomasinin kalbi Antalya'da atıyor. Antalya, ABD ile İran ve Rusya ile Ukrayna arasındaki krizlerin kilidini açabilecek bir diplomasi merkezi olarak öne çıkıyor.
Dünya kaotik bir sürece girerken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nda barış için dünya liderleri bir araya geldi.
Özellikle Başkan Erdoğan'ın, ABD ile İran arasında arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı derinlikli görüşme dünya tarafından dikkatle takip edildi. Evet, ABD ile İran arasındaki ateşkes süreci 22 Nisan Çarşamba sabahı sona eriyor.
Başkan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, art arda Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüşerek, ABD ile İran arasında İslamabad'da yeniden müzakere zemini kurulması ve olası anlaşmanın detaylarını ele aldı.
ABD ile İran arasında arabulucu rolü üstlenen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in;
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Katar Emiri ile temaslarının ardından Erdoğan ile yaptığı görüşme ve yürütülen arka kapı diplomasisi, ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya evrilmesi umutlarını artırdı. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları da Antalya
Diplomasi Forumu marjında bir araya geldi. Toplantıda, "bölgesel sahiplenme" anlayışı çerçevesinde, başta ABD/İsrail-İran gerilimi olmak üzere kronikleşen sorunlara bölgesel çözümler üretilmesi ele alındı.

4