Dünyada son üç yılda çok belirgin bir yeniden silahlanma dönemi başladı. Bunun başlıca nedenleri arasında Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-İran gerilimi, katil Siyonist Netanyahu yönetimindeki İsrail'in Gazze ve Lübnan'a saldırıları, Çin-ABD rekabeti, füze ve İHA savaşlarının önem kazanmasıyla değişen hava stratejileri, NATO'nun savunma harcamalarını artırması ve Almanya ile Japonya'nın dikkat çekici silahlanma hamleleri yer almaktadır. Avrasya'nın kalpgâhında bulunan ve dünyanın en önemli stratejik konumlarından birine sahip olan Türkiye de bu sürecin dışında değildir.
Yeni Dünya Düzeni'nin inşa sürecini çok iyi okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, "Hazır ol cenge, ister isen sulh'u salah" anlayışına uygun hazırlıklarını hız kesmeden sürdürmektedir.
Türkiye; stratejik paradigmalar doğrultusunda yerli savunma sanayiini büyütüyor, hava savunma sistemlerini güçlendiriyor, uzun menzilli füze kapasitesini geliştiriyor, İHA/SİHA üretimini artırıyor; donanma ve hava kuvvetlerini modernize ediyor.
Özellikle "Çelik Kubbe" adı verilen katmanlı hava savunma sistemi projesi son dönemde öne çıkıyor. Türkiye; radarlar, HİSAR, SİPER, elektronik harp ve füze sistemlerini tek bir ağda birleştirmeye çalışıyor. Savunma sanayiinde ASELSAN, ROKETSAN, Baykar ve TUSAŞ üretim kapasitelerini sürekli artırıyor.
Evet... Türkiye büyük düşünüyor. Türkiye; savunma sanayii, teknoloji, bölgesel altyapı ve ihracat odaklı mega projeler alanlarında iddialı vizyonlar ortaya koyarak "büyük düşünme" stratejisi izliyor. Türkiye'nin bu büyük düşünme stratejisini, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda gördük. Fuara 1700'den fazla firma ile yaklaşık 120 ülkeden 200 binden fazla ziyaretçi katıldı. "Denizkurdu-II/2026 Tatbikatı" ise 4-14 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Tatbikat; Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek. Bu tatbikat, Deniz Kuvvetleri unsurlarının harekât kabiliyetini test etmeyi, eğitim seviyesini artırmayı ve müşterek çalışma becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye, yerli ve milli tersanelerinde eş zamanlı olarak 50 adet askerî gemi inşa ederek donanma tarihinde eşi benzeri görülmemiş devasa bir üretim hamlesine imza atıyor.
Türk Deniz Kuvvetleri, yerli ve milli savunma sanayii projeleriyle donanma kapasitesini hızla genişletiyor ve 2026 itibarıyla 192'den fazla platformla dünyanın önde gelen deniz güçleri arasında yer alıyor. Tamamen yerli tasarımla geliştirilen 60 bin tonluk Milli Uçak Gemisi TRAKYA'nın, 2027 Cumhuriyet Bayramı'nda Başkan Erdoğan tarafından denize indirilmesi planlanıyor.

8