Ankara ruhu

NATO Ankara Zirvesi'nde birlik mesajının verildiği fotoğrafın arka planında diplomasi başarısı gösteren Başkan Erdoğan var. Arabuluculuk rolünü üstlenen Erdoğan, NATO liderleri ile Trump arasındaki buzları eritti ve ittifakta güçlü bir birlik sağlandı.
Dünya siyasetinin ve küresel güvenlik mimarisinin kalbinin attığı tarihi NATO Zirvesi, yoğun diplomasi trafiği, sürpriz hamleler ve küresel-bölgesel oturumların ardından sona erdi. NATO Zirvesi'ne Türkiye damgasını vurdu. Bu zirvede aynı zamanda Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın küresel liderliği bir kez daha tescillenmiş oldu. ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupa ülkelerinin liderleri arasındaki gerginlik, NATO'nun dağılacağı endişelerine yol açmıştı.
Trump ile Erdoğan'ın dostluğu ve tecrübesi, NATO'yu tehlikeli sulara girmekten kurtardı. Başından beri arabuluculuk rolünü üstlenen Erdoğan, Avrupa ülkelerinin liderleri ile Trump'ı barıştırdı; ittifakta birlik sağlandı. Çözüm için anahtarın Türkiye olduğu bir kez daha görülürken, "NATO'da Ankara Ruhu" kazandı. Ankara Ruhu'nun daha güçlü bir NATO'ya geçişe yol açacağı değerlendiriliyor. NATO Zirvesi sırasında birçok konu çözüme kavuştu.
Ankara'daki zirve, yalnızca NATO gündemiyle değil, Türkiye'nin küresel diplomaside üstlendiği rolle de dünya kamuoyunun odağına yerleşti. Başkan Erdoğan ve Trump'ın istekleri NATO sonuç bildirisine yansıdı.

Erdoğan'ın NATO bildirisine giren istekleri şunlar:

İttifakta külfet paylaşımına dair ifadeler.
NATO'nun zayıf kaldığı hava ve füze savunma sistemleri ile insansız platformlarda Türkiye'nin rolünün güçlendirilmesi (NATO 3.0).
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, 2022 İstanbul Mutabakatı zemininde ateşkes ve barış anlaşmasına evrilmesi.
Gazze Barış Planı'nın ilerletilmesi.
Suriye'nin yeniden imarına yönelik destekler.
İran'ın nükleer programının barışçıl çözüme ulaştırılmasına dönük çağrılar.
Trump'ın istekleri ise şunlar:
Avrupa'nın NATO'ya katkısının yüzde 5'e çıkarılması sürecinin hızlandırılması.
İran'ın asla nükleer silah sahibi olamayacağı yönündeki vurgunun güçlendirilmesi.

NATO Zirvesi Bildirisi'ne giren şu madde dikkat çekiyor: "Müttefikler, İran'ın asla nükleer silah sahibi olmaması gerektiğini yinelemekte ve İran'a, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine tam anlamıyla saygı göstermesi çağrısında bulunmaktadır." Bu madde çok önemli. İran'ın bunu dikkatle değerlendirmesi gerekiyor.
NATO, Hürmüz Boğazı'nı yakından izleyecek. Eğer Hürmüz geçişlerinde ciddi bir problem yaşanırsa, NATO'nun tehdit algılaması kapsamında 4. maddeyi işletmesi söz konusu olabilecek.