Nükteli sohbetler

Gündem yoğun, tartışmalar hararetli, bilanço acı, insanlık dertli mi dertli.

''Biraz inşirah yahu!'' dediğimiz anlarda kadim dostlarla muhabbetli meclislerde gerçekleşen nükteli sohbetler imdadımıza yetişiyor.

İşte size bu meyanda bir demet nükte:

Fikri, doğal, tabii, organik.

DİNLEMEYE BAKIN

Soğuk kış sabahlarını sıcak bir çorba ile karşılamak üzere Çorbacı Osman ağabeyin ekmek teknesinde çatal kaşık kılıçlarıyla boğaz harbindeyim. Mekanda bulunan üç zatı muhteremin üçü de birbirleriyle anlaşmışcasına telefonlarını getirmişler.

"Hocam şunu izler misin", "Hocam bunu izler misin" diye hücum ediyorlar.

Onlara şöyle dedim:

"Arkadaşlar; hocalara bir şeyler anlatmayı, dinletmeyi bırakın, hocaları dinlemeye bakın"

HEY GİDİ İNSANOĞLU

Sakatatın sakat etmediği coğrafyada doğmuş ve büyümüş olmanın damağımda ve dimağımda bıraktığı tatları ve lezzetleri bulabildiğim mekanların birinde güzel bir cumartesi sabahı Paçacı Hasan'da kitap ve gönül dostu sevgili Nurettin Kutluğ ağabeyle haftanın muhabbetini gerçekleştiriyoruz.. Tam o esnada yan masadan yükselen ses bir anda bütün dikkatleri üzerine çekiyor. Bir taraftan çorbam niye gecikti diye bağıran sabırsız müşteri, diğer taraftan da kırk yıldır gecikmezdi " diyor.Tam bu esnada şöyle dedim kendi kendime:

"Hey gidi insanoğlu ne kadarda nankörsün. Kırk yıl aksamayan hizmeti takdir etmezsiniz de o hizmet bir kez aksayınca tenkit edersin!"

HAYIR OLMAZ

Konya'da üniversitede okuyan kızım aradı.Hal hatır faslından sonra "Babacığım hasta mısın" diye sordu.

"Hasta değilim, kızım Yoğunluğun yorğunluğu üzerimde" dedim.

"Babacığım sende her davet edildiğin programa evet deme .. Birileri gibi hayır demeyi öğren" diyen kızıma şöyle dedim:

"Kızım müsait oldukları halde hayırlı davetlere hayır diyenlerin akıbetleri hayır olmaz"

ÇALIŞACAKSIN

''Hocam ben okumayı çok seviyorum. İyi bir okuyucuyum, fakat iş yazı yazmaya gelince hayli tembelim. Bana ne önerirsiniz" diye soran Recep Topçu hocama reçeteyi iki kelimelik bir cümle ile arz ettim.

"Çalışacaksın hocam."

YAŞADIKLARIMIZI YAZIYORUZ

Yazdıklarınızı yaşıyor musunuz üstadım diye sordu

"Azizim" dedim ona.... ve şu cevabı verdim:

"Yazdıklarımızı yaşayamasak da en azından yaşadıklarımızı yazmaya çalışıyoruz"

İYİ DOKTORLUĞUN SIRRI