Hayli soğuk bir kış gününün puslu bir kuşluk vakti. Kış mevsimi bütün unsurlarıyla iliklerimize kadar işlemiş, sadece rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu değil, biz de üşüyoruz.
Dışarıda bunları yaşarken içeride içimizi ısıtan anlamlı bir etkinliğin tam ortasında buluyoruz kendimizi..
Bağcılar Müftülüğü tarafından Yaşar Acar Camiinde düzenlenen İmam Hatip Öğrencileri arası "Güzel Hutbe Okuma Yarışması". Yarışmanın ne demek olduğunu iyi bilirim. Birinci olmanın doyumsuz sevincini de... Elenmenin tarifsiz hüznünü de, rahmetli Ferdi Tayfur'a değil "Bana sorun!".
İşte bundan dolayı yarıştırmak anlamlı, yarışmak kıymetli. Her kurum ve kuruluş sorumlu olduğu alanda gücü nispetinde özellikle gençleri hayırlı konularda yarıştırarak onları geleceğe hazırlamalı..
Sanatçı doğulur, olunmaz diyenlere hiç itibar etmeyin. Hiç kimse hiçbir şeyi annesinin karnında öğrenmedi. Tarih sıfırdan başlayıp da zirveyi yakalamış kahramanlarla dolu. Bağcılar Müftülüğünün gençleri güzel hutbe okumada yarıştırmasının değer ve anlamının büyüklüğü de burada.. Cami görevlileri ve müftülük personelinin tecrübe ve gayretleriyle her şey yarının bülbüllerini bugünden dinlemek için hazır.
Bağcılar Anadolu ; Orhan Gazi ve Selahattin Eyyub-i İmam Hatip Liselerinden yarışmaya katılan gençlerde hazır. Onları yetiştiren hocalarıyla birlikte yarışmanın jüri üyeleri olarak ilçe vaizi Veysel Baydarman ve Din Hizmetleri Uzmanı Recep Tombaş hocalarımızla birlikte biz de hazırız. Yarışmanın besmelesini Bağcılar Müftüsü Ömer Kayhan selamlama konuşmasıyla çekiyor ve yaptığı o teşvik ve teselli yüklü konuşmasında şöyle diyor:
"Sevgili gençler, biz Bağcılar Müftülüğü olarak sizlerin usta birer hatip olmanıza mütevazi bir katkı sunmak için bu yarışmayı düzenliyoruz. Bu bir yarışmadır. Birinci olmakla sonuncu olmakta yarışmaların doğasında vardır. Şunu peşinen söyleyeyim: Bizim için hepiniz birincisiniz. Bundan dolayı biz elbette dereceye girenleri ödüllendireceğiz. Fakat hiçbirinizi de ödülsüz bırakmayacağız.
Yani yarışmamızda iki ödül takdim edeceğiz. Birincisi derece ödülleri, ikincisi de yarışmaya katılma ödülleri.. Hiç kimse buradan boynu bükülerek ayrılmayacak, çağırdık geldiniz. Sizleri büyüten, bugünlere getiren anne babalarınıza ve iyi birer hatip olabilmeniz için sizlere emek veren hocalarınıza çok teşekkür ediyorum."
Evet, şimdi gülistanımızda yarının bülbüllerinin bugünden şakımalarının vaktidir. Geleceğin bülbüllerini dinlerken mest olduk, abat olduk, mutlu olduk. Onların o tatlı heyecanları, ellerinin ve seslerinin titremeleri bizi alıp taa geçmişimize götürdü. Bize namaz kıldırırken dizlerimizin, hutbe okurken ellerimizin ve Kur'an okurken seslerimizin titrediği o azim, umut ve heyecan dolu yıllarımızı hatırlattı. Bu kutlu emanetin bugünden yarına emin adımlarla emin ellere intikal edilişini görmek bizi bir anda tepeden tırnağa bir inşirah deryasına gark etti.

24