Ali Haydar Haksal

Kültüre, sanata, edebiyata ve kitabiyâta adanmış bir ömür.

Akdine sağdık, ahdine sağdık, özüne sağdık, sözüne sağdık, izine sağdık bir davamı.

Türkiye'yi bölge bölge, il il, ilçe ilçe dolaşan bir Anadolu seyyahı.

Bir karar veren ve verdiği o kararda bir ömür istikrarla duran bir istikamet timsali.

Batının aydınlanmasını, Doğunun Işığında arayan ve bulan araştırmacı bir mütefekkir.

İnce ruhlu, muhataplarını incitmeyen, bundan dolayı da onlar tarafından incinmeyen zarif bir gönül insanı.

Saçlarını hikmet ve hakikat arayışında ağartmış bir irfan sevdalısı.

Yazdıklarıyla yaşadıkları arasındaki mesafeyi sıfırlamaya çalışan bir gayretkeş.

Sert rüzgarların yerinden oynatamadığı, savuramadığı, yönünü oraya buraya çeviremediği granit bir sabır taşı.

Yolunu, yönünü, yöntemini, yordamını kaybetmeyen bir hakikat yolcusu.

Fırtınalar, kasırgalar, sert düşüşler ve ani yükselişlerle dolu yakın tarihin canlı şahidi.

Her ahval ve şeraitte, her zaman ve zeminde sıcak tebessümünü yüzünden hiç eksik etmeyen candan bir gönül dostu.

Hayatı boyunca sesini değil, sözünü yükseltmeye gayret gösteren bir fikir emektarı.

"Ben dervişim'' demeyen, sevenlerine ve sevdiklerine dervişliğini hissettiren irfan ehli bir sâlik.

Düşünmeye ve yazmaya yarım asır tam mesai harcayan duayen bir kalem erbabı.

Amel defterini sevaplarla doldurmak gayesiyle onlarca kitaba imza atmış tecrübeli bir yazar.

Mefkuresini "İklim'' dört bucağa yaymak için gecesini gündüzüne katan bir atom karınca.

Bu toprağın irfanını bu toprağın insanıyla buluşturmaya adanmış usta bir öykücü.

Yaşadığı zamanı, bulunduğu mekanı, kullandığı lisanı ve muhatap olduğu insanı yormayan nezaketli bir hatip.

Müslümanların dertleriyle sözde değil, özde dertlenen, dermanını derdinde arayan bir çilekeş.