Sergen Yalçın'ın sahaya sürdüğü on bire baktım, önce "şaka" galiba dedim! Şaka falan değil, basbayağı ciddi, neredeyse as kadrodan dokuz oyuncuyu yedeğe çekmiş.
Adı Sergen, bir bildiği vardır. Valla var mı, yok mu, bizler skor tabelasına bakarız, eleştiri hakkımızı saklı tutarız. Belli ki, Sergen Hoca, tamamen kendisini Türkiye Kupası'na fikslemiş. Bu kadar rotasyonun temelinde de bu faktör yatıyor. Haklılık payı da var. Artı, Yalçın, gidecek ve kalacak oyuncuları da kantarına çıkarmış olabilir.
Yalnız, bu rotasyonun kritik yanları da yok değildi. Bu kadar fazla değişiklik takımın oyun anlayışını bozar, arızalara neden olur. Uyum düşer, tempo aksar, ki rakip Gaziantep gibi disiplinli bir takım karşısında bu risk geriye tepebilirdi.
Teknik adamlar bu tip rotasyonlara gidebilir. Lig bitmiştir, iddiası yoktur, tamam. Ne var ki, kupanın garantisi yok ki, hele bu oyunda...
Sergen Hoca'nın bu rotasyonu belli ki yedekleri ateşlemiş. Baskı ve presi öne çıkaran Beşiktaş, bunun karşılığını 8'de Asllani'nin korner atışında Djalo'nun kafa golüyle aldı. Bu yarıda oyunu tek kaleye çeviren Kartal, 22'de kaleci Zafer'in Jota'yı indirmesiyle penaltı kazandı. Atışı kullanan Asllani şık bir vuruşla farkı ikiye çıkardı. Bu yarıda ev sahibi takım 41'de Bayo ile net bir fırsat yakaladı. Ne var ki kaleci Ersin, açıyı daraltınca top az farkla auta gitti.
İkinci yarıda Beşiktaş, skorun verdiği avantaj nedeniyle savunmasına yaslandı, ev sahibi takım risk aldı, tüm hatlarıyla yüklendi. Antep'in golcüsü Bayo, dört tane net pozisyon yakaladı, birini atamadı. Tabi ki Ersin'in kurtarışlarını da unutmayalım.

25