İlk yarıda Beşiktaş'ın en büyük sorunu oyun kurmakta yaşadığı özgüven eksikliğiydi. Geriden çıkarken, yapılan basit top kayıpları, rakibin baskısını artıran en büyük faktör idi. Bu nedenle siyah-beyazlılar ikili mücadelelerde fauller yaparak rakibini durdurmaya çalıştı.
İtalyan hocanın ilk maçın 11'ini korumasını hiç ama hiç yadırgamadım ve doğru buldum. Çünkü teknik adamların kazanan kadroya güvenmesi doğal bir tercihtir.
Ancak Kartal'ın 4-1-4-1 dizilişi, rakibin 3-4-2-1 sisteminde merkezde kurduğu sayısal üstünlüğe karşın yetersiz kaldı.
Demem o ki, ilk yarının genelinde ev sahibi ekip daha tehlikeli olan taraftı. Rakibin iki topunun direkten dönmesi de bunun en büyük göstergesiydi. Özellikle Castillo çabukluğu, hızı, bire birdeki etkinliği ve de koşuları ile Beşiktaş savunmasını en çok zorlayan isimlerin başında geldi.
Beşiktaş'ın pozisyon üretememesinin en önemli nedeni ise orta sahanın üçüncü bölgeye topu taşıyamamasıdır. Artı kanatlar yeterince işlemedi, hücum oyuncuları topla buluşamadı ve geçiş hücumları sürekli arıza yaptı! İşin özeti Kartal, rakip kalede sürekli baskı kuracak organizasyonların bir hayli uzağındaydı!
Beşiktaş, ikinci yarıya gerçek kimliğiyle çıktı. Oyunun temposunu yükseltti, rakibini baskı altına aldı. 53'de Erlic çift sarıdan kızardı, takımını on kişi bırakınca Kartal'ın elini güçlendirdi. Cerny'nin yerine 69'da oyuna giren Rashica sahaya adımını atar atmaz golünü attı, maçın seyrini tamamen değiştirdi. Nitekim bu gol öncesinde yine Kaptan Orkun Kökçü'nün direkte patlayan şutuna tanıklık ettik.
Orkun, Kartal'ın en önemli dişlilerinden birisidir, hem oyun kuruyor, hem de forvetlerin yapamadığını o yapıyor. 76'da İlhan'ın düşürülmesinden kazanılan penaltıyı kaptan nefis bir vuruşla filelere gödererek farkı ikiye çıkardı ve turu garantiye aldı.

16