Bir atasözümüz var, "Nalıncı keseri gibi hep kendine yontmak" diye. Bu söz, Okan Buruk'la müthiş örtüşüyor! Yani, devamlı kendi çıkarlarını gözetiyor, gerçekleri diline dolamıyor, tribünlere oynuyor!
Bu kulvarın içinden geldin hoca. Barış Alper Yılmaz'ın pozisyonu penaltı, peki hakem vermedi, VAR devreye girmedi! VAR'daki arkadaş acaba hakemi çağırmak yerine, kulağına mı fısıldadı! Peki Sane, Sallai ve Osimhen'e ne diyorsun Osimhen düdükten sonra gidiyor, topu Ersin'in üzerinden aşırtıyor. Öyle 'duymadım' falan diyemez, bal gibi farkında! Yani ikinci sarı, eşittir kırmızı!
Acaba Osimhen'in dokunulmazlığı mı var, kurallar ona uygulanmıyor mu Sallai ilk yarıda sarı ışığa takılmadı, çok ucuz yırttı, ikinci sarıdan atılmalıydı. Sane'nin ilk yarıda Asllani'ye yaptığı hareket sarının ötesinde yan bağları kopabilirdi, VAR'dan yine tık yok!
Eski hakem ve dostum Ahmet Çakar, konuşmasında 'üç' kırmızıyı işaret ediyor, gerekçelerini çok da güzel açıklıyor. İstersen, onu bir dinle hoca, dinle emi!
Okan Buruk, maçın uzatma dakikalarına da takılmış! Yapma, etme, zamana oynamak için Galatasaray elinden geleni yaptı. Kendini yalandan yere atanlar mı dersin, taç kullanırken bile el değiştiren toplar mı dersin, hangisini yazsak Gerçekleri söyle eyvallah, hep kendine yontuyorsun hoca!
O sözlere imzamı atarım
Bu oyunu güzelleştirmek ve de daha çekici hale getirmek için teknolojiyi devreye soktuk. Uygulanıyor mu, asla
Örneğin VAR, Avrupa'da tıkır tıkır işliyor, bizde ise sürekli arızalar yapıyor!
Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban maç sonunda yaptığı geniş açıklamalarında, "VAR çocuk oyuncağına döndü" ifadelerini kullandı. Valla, her satırına imzamı atıyorum. VAR tam bir felaket, her hafta yazılı ve görsel medyanın hedef tahtasında yer alıyorlar, alışmışlar bir kere!
Bin pişman olmuşlardır
Gazetecilik zor iştir. Biz yazarlar maçlarda zamanla yarışıyoruz, kritiklerde 'maç bitti, yazı bitti' prensibiyle hareket ediyoruz. Yoksa taşra hatları kaçıyor, sıkıntı yaratıyor hepimize.

20