Kaptan dediğin Orkun gibi olur

Beşiktaş'ın maçlarını sezon boyu izliyorum, yorumlarımı da gazeteme yapıyorum. Yani Kartal; uzmanlık alanım...

Kişisel olarak bir oyuncunun peşine pek takılmam... Ne var ki, benim penceremden özel oyuncular da yok değil. Örneğin Sergen Yalçın, örneğin Ricardo Quaresma... Özellikle Portekizli yıldızın oyunundan her daim keyif almışımdır. Estetik özellikleri müthişti. Attığı birbirinden güzel gollerle inanın tribünde yerimden zıplıyordum!

Şimdilerde kaptan Orkun Kökçü'nün peşine takıldım. Öyle özellikleri var ki, buraya yazsam yetmez. Liderlik ve de aidiyet duygusu öyle, böyle değil, üst seviyede.

Orkun Kökçü bence modern futboldaki, 'oyun kurucu 8 numara' profilinin Türkiye'deki en güçlü örneklerinden biridir. Sadece pas yapan bir orta saha oyuncusu değil; tempoyu ayarlayan, oyunu yönlendiren, gerektiğinde skora katkı yapan bir karakter. En büyük kozu ise tartışmasız oyun görüşüdür. Dar alanda bile dikine paslar atabilen ender oyunculardan biridir. Kuşkusuz iki ayağını da kullanması en büyük avantajı.

Bu sezonki istatistiklere bakıyorum, pas yüzdesi neredeyse yüzde 85 civarında. Bunu hesapladığımız zaman neredeyse maç başına 50 pas eder. Fizik kapasitesi çok yüksek değil, ancak omuz omuza mücadelelerde kolay yıkılmıyor. Sorumluluktan kaçmıyor, top isteme cesareti on numara.

Orkun Kökçü, bırakın ayağıyla pas vermeyi, göğsüyle ve omuzlarıyla bile nokta atışı yapıyor. Valla aldığı para beni hiç ırgalamıyor, ne alırsa alsın, anasının sütü gibi helaldir. Beşiktaş'ın tüm yükünü omuzlarında taşıyor, aman nazar değmesin, izlerken de keyif alıyorum.

Yalçın'ın vedası sürpriz mi

Beşiktaş'ta ikinci Sergen Yalçın dönemi de kapanırken, gözler yeni teknik adama çevrildi... Yalçın'ın görevden ayrılması benim penceremden asla sürpriz olmadı. Bunun da temelinde, taraftarların iki kez 'istifa' çağrısı yapmasının yanı sıra, ünlü hocanın son haftalardaki garip söylemleri yatıyor!