Sanatın zamanla kurduğu ilişki, çoğu zaman sanatçının kendi tuvali üzerinde açtığı bir parantez gibidir. Bazı parantezler geniş bir fırça darbesiyle açılır, bazılarıysa yılların biriktirdiği sessiz bir olgunlukla... Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu'nun sanat hayatındaki 32. yılına tekabül eden 32. kişisel sergisi "ARYA", tam da böylesi bir olgunluk döneminin ve derin bir içsel hesaplaşmanın kapılarını aralıyor. 4 Kasım Çarşamba akşamı Kabataş Artmahall'de gerçekleşen özel basın buluşmasıyla sanatseverlere kapılarını açan sergi, günümüz dünyasının ritmine atılmış bilinçli ve bir o kadar da zarif bir çentik niteliğinde.
Türkiye'den dünyaya uzanan geniş bir coğrafyada gerçekleştirdiği sergiler, ürettiği uluslararası projeler ve akademik birikimiyle Türk resim sanatında özgün bir iz bırakan Kaplanoğlu, bu kez Dr. Derya Aydoğan'ın küratörlüğünde son dönem yapıtlarını bir araya getiriyor. Ancak "ARYA", yalnızca kronolojik bir birikimin sergilenmesi değil; sanatçının fırçasıyla kurduğu 32 yıllık dostluğun yeni bir boyuta evrilmesi.
OPERATİK BİR SESSİZLİK
Bir operanın en mahrem, en tutkulu ve duygunun tek bir sese yoğunlaştığı anıdır arya. Kaplanoğlu, sergiye adını veren bu kavramı tam da bu kökenden alıp plastik sanatların diliyle yeniden inşa ediyor. Müzikteki arya nasıl ki orkestranın uğultusu içinden sıyrılıp bireyin en yalın iç sesine dönüşürse; Kaplanoğlu'nun tablolarındaki figürler, mekânlar ve renk katmanları da izleyiciyi benzer bir "tekil işitişe" davet ediyor.
Küratör Dr. Derya Aydoğan'ın sergileme pratiğinde ustalıkla öne çıkardığı hat; doğa, zaman ve insanın kendi iç dünyasıyla kurduğu o kadim ilişki. Resimlerde baskın olan sessizlik, bir boşluk ya da eksiklik değil; aksine imaj bombardımanına tutulduğumuz çağda insana kendi yankısını duyurmayı hedefleyen tutarlı bir "duruş". Figürlerin bakışlarında donup kalan o an, zamanın akışını kesintiye uğratarak izleyiciyi kendi sığınağına çekiyor.
32 YILIN GETİRDİĞİ OLGUNLUK VE PLASTİK DİL
Lütfü Kaplanoğlu'nun 32 yıllık sanat serüvenini incelediğimizde, tuval üzerindeki yapısal dengenin zamanla nasıl daha rafine, daha damıtılmış bir seviyeye ulaştığını görmek mümkün. "ARYA"da izlediğimiz son dönem çalışmaları, sanatçının teknik yetkinliğinin ötesinde, felsefi bir derinleşmeyi işaret ediyor.

26