Moda'nın gastronomi kültüründe özel bir yer edinen "Pastel de Nata" veya kısa adıyla Nata, kökeni oldukça eskilere dayanan ve bugün tüm dünyada bir lezzet fenomenine dönüşen bir Portekiz klasiğidir. Talebiniz üzerine bu lezzetin tarihini ve İstanbul'daki yansımalarını detaylandırdım.
PASTEL DE NATA'NIN TARİHÇESİ: BİR MANASTIR EFSANESİ
Nata'nın hikayesi, 18. yüzyıldan önce Lizbon'un Santa Maria de Belem bölgesindeki Jeronimos Manastırı'na kadar uzanır.
Doğuşu: O dönemde manastırlarda çamaşırları beyazlatmak ve şarapları berraklaştırmak için büyük miktarda yumurta akı kullanılırdı. Artan yumurta sarılarını ziyan etmemek isteyen rahibeler, bu sarıları şeker ve sütle birleştirerek ortaya bu eşsiz kremalı tatlıyı çıkardılar.
Gizli Reçete: 1837 yılında, günümüzde hala "Pastel de Belem" adıyla bilinen ve orijinal tarifin korunduğu mekan açıldığında, bu tatlının ünü dünyaya yayıldı. Efsaneye göre, orijinal tarifin sırrı dünya üzerinde sadece birkaç kişi tarafından bilinmektedir.
Kültürel Miras: "Nata" kelimesi Portekizcede "krema" anlamına gelir. Çıtır milföy katmanları içerisinde sunulan bu muhallebili lezzet, Portekiz'in en önemli kültürel miraslarından biridir.
MODA'DA "NATA ÇILGINLIĞI" VE SANTA NATA
Santa Nata, özellikle Moda Caddesi No : 37 üzerindeki konumuyla, Portekiz'in bu meşhur lezzetini İstanbul'un dokusuna en sadık kalan şekliyle taşıyan markalardan biridir.
İstanbul'da Nata deyince ilk akla gelen bölge Moda ve çevresinde oldukça popüler olan Santa Nata, özellikle günden güne artan popüler yaklaşımı ve "yerinde, taze pişirme" ritüeliyle Moda'da bu "Nata çılgınlığının" ana merkezlerinden biri konumundadır.

31