İran'daki gösteriler iki haftayı geride bırakırken halkın taleplerini, acı, beklenti ve dertlerini istismar eden güçlerin pazarlıkları ise giderek kızışıyor. Sahnede rejim karşıtı protestolar varken sahne gerisinde ise çıkarı gereği "rejime kalkan olan" bir ABD gerçeği görülüyor.
Zira ABD ve Avrupa, İran rejimini devrilmesi ve yok edilmesi gereken bir güçten ziyade terbiye ve kontrol edip Ortadoğu'da Türkiye başta olmak üzere Arap ülkelerine, küresel siyasette ise Rusya ve Çin'e karşı sahaya sürülmesi gereken kullanışlı bir aparat olarak görüyor.
İran İslam Cumhuriyeti istese de istemese de Batı tarafından kendisine biçilen bu rolü geçmişte oynadı, gelecekte de oynamak zorunda kalacaktır. Hâliyle devletlerin bekası söz konusu olunca en amansız rakipler arasında "gökdelen kardeşliği" devreye girer.
Nitekim Batı'yı en büyük düşman veya şeytan ilan eden devletler, reelpolitik dayatmalar ve jeopolitik determinizmden dolayı kendilerine dayatılan emperyal reçeteleri kabul etmekte bir beis görmezler.
***
Halklarına yaslanmak ve kendi vatandaşlarının taleplerini karşılamak yerine Batılı devletlerden elde edecekleri destekten meşruiyet devşirmeye çalışırlar. Bu kirli uzlaşıyı da jeopolitik gerçekçilik diye temize çıkarırlar. Bu çerçeveden reel dünyaya bakmakta fayda var.Bu bağlamda İran'daki olaylar ile ABD Başkanı Donald Trump eliyle devreye sokulan yeni küresel dizayn arasında dikkat çekici bir sebep-sonuç ilişkisi mevcut. Ayrıca Rusya ile uzlaşı sağlayan ABD'ye ve Ukrayna savaşında Rusya'ya en kritik dönemde SİHA ve mühimmat desteği sağlayan İran rejimine karşı Avrupa'nın intikam hırsıyla dolu olduğunu da unutmayalım.
Fransa, Almanya ve İngiltere (E3) 28 Eylül 2025'te aldıkları kararla 2015'teki nükleer anlaşmada yer verilen ve "snapback" olarak adlandırılan, İran'a anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle BM yaptırımlarını yeniden devreye soktu.
BM yaptırımlarının devreye girmesi sonrası İran tümeni rekor düşük seviyeye geriledi ve zaten kötü olan ekonomide sıkıntılar had safhaya ulaştı. 28 Aralık 2025'te başlayan İran'daki protestoların fitilini bir anlamda üç Avrupa ülkesi tutuşturdu. Bu hamleyi Avrupa ve İsrail'in bir bakıma Trump'ın İran stratejisini sabote etme girişimi olarak da okuyabiliriz.

9