'Suikastın kaymağını' kim yiyecek

ABD'de 5 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimlerinin adaylarından Donald Trump'a yönelik 13 Temmuz'daki suikast girişimi ulusal ve küresel dengeleri kökünden değiştireceğe benziyor. Her şey değişebilir ancak küreselci Siyonist lobinin ABD'ye dayattığı soykırımcı İsrail politikasının çok da farklılaşacağını sanmıyorum.
Zira Trump'ın İsrail yanlısı fanatik tutumunu 2016-2020 yılları arasındaki başkanlık döneminden gayet iyi biliyoruz. Bugün Siyonist rejimin Gazze'de yürüttüğü soykırım saldırılarının tohumları bu dönemde atılmıştı.
Bu bağlamda seçilmesine artık kesin gözüyle bakılan Trump'ın ikinci döneminde İsrail'in soykırım ve ilhak politikası daha da derinleşecektir. Çünkü Trump'ın ilk döneminde ABD, Arap ülkelerinin İsrail'i tanıması, Golan Tepeleri'nin İsrail toprağı sayılması, Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak kabul edilmesi, Batı Şeria'daki sömürgeci yerleşim stratejisinin had safhaya ulaşması, hatta Ürdün ve Mısır'dan toprak talepleriyle Gazze'nin yok edilip tamamen ilhak edilmesi gibi bütün kirli planların uygulanmasında Siyonist rejime açık çek vermişti.

İktidara yürüyen Trump'ın İsrail siyasetinin aynen devam edeceğinin en büyük kanıtı ise kendine yardımcı olarak seçtiği isim. Trump'ın başkan yardımcısı adayı James David Vance, Siyonist İsrail'i ve barbar politikalarını koşulsuz destekleyen biri.
"Önce Amerika" politikasının ateşli savunucularından olan Ohio Senatörü Vance, 2003 yılındaki Irak'ın işgaline, Ortadoğu'daki müttefiklere ve Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlara karşı çıkmasıyla biliniyor.
Quincy Enstitüsü'nde mayıs ayındaki konuşmasında, "Ukrayna'da fiilen hiç bitmeyen bir savaşı finanse etmeye devam etmenin Amerika'nın çıkarına olduğunu düşünmüyorum" demişti.
Nisan ayı sonunda Ukrayna'ya 61 milyar dolarlık yeni askeri yardımın onaylanmasının ardından da Vance, Senato kürsüsünden Irak'taki askerlik deneyimine dayanarak meslektaşlarını şöyle azarlamıştı: "Ülkeme şerefli bir şekilde hizmet ettim ve Irak'a gittiğimde bana yalan söylendiğini gördüm."