Rejimin kaderini ABD değil İran halkı belirleyecek - BERCAN TUTAR

Bercan Tutar
31.01.2026
12

İran İslam Cumhuriyeti, retorik sert söylemine rağmen içeriden ve dışarıdan 1989'ların SSCB'si ile karşılaştırılıyor. Zira stratejik olarak zayıflamış, ekonomik olarak sarsılmış ve ideolojik olarak ise çözülmüş görünüyor. Stratejik anlamda Suriye, Lübnan, Irak, Yemen ve Lübnan'daki vekil güçlerinden aldığı destek tükendi. Rusya ve Çin gibi küresel müttefiklerini ise artık arkasında göremiyoruz.
Ayrıca ABD'nin ambargo furyasına Avrupa da katıldı. Üstelik Bazariler (tüccarlar), Devrim Muhafızları (DM) ve Mollalardan oluşan askeri, siyasi ve ticari sınıf dayanışması çöküyor.
İdeolojik olarak ise halkın İslami sistemi devlet ile özdeşleştiren ve yabancı baskılara karşı rejimi savunan asabiyesi çözülmüş durumda. 28 Aralık 2025'te Tahran'daki kapalı çarşıdan başlayıp hızla 31 eyalete ve 191 kente yayılan ekonomik talepli protestoların rejim karşıtı bir dalgaya dönüşmesi ideolojik çözülmenin en somut göstergesiydi.
Kuşku yok ki ABD ve İsrail'in askeri, siyasi ve ekonomik açıdan baskı altına aldığı rejime en büyük darbe Avrupa'dan geldi. Fransa, Almanya ve İngiltere (E3) 28 Eylül 2025'te aldıkları kararla BM yaptırımlarını yeniden devreye soktu.
Film bundan sonra koptu. BM yaptırımları sonucu İran parası üç ay içinde pula döndü. 28 Aralık'taki protestoların fitilini bir bakıma üç Avrupa ülkesi tutuşturdu.

***

Avrupa ülkeleri İran'a son darbeyi ise DM'yi 'yabancı terör örgütü' listesine alarak indirdi. İran'ın düşmanları rejimin en zayıf noktasını iyi biliyor.
Bir bakıma rejimi korumakla görevli İslam Devrimi Muhafızları Ordusu (Sipahi Pasdarani İnkılabi İslami) sistemin aşil topuğuna dönüşmüş halde.
ABD 2019'da, AB ise 29 Ocak 2026'da DM'yi terör listesine aldı. Bu aslında rejimin idam fermanı anlamına geliyor.
Askeri saldırı olmasa da rejimin orta ve uzun vadede ayakta kalmasını imkânsız kılacak bir hamleyi simgeliyor bu kararlar.
Burada asıl iş rejimin siyaset, ekonomi ve güvenlik mimarisinde adeta dokunulmaz bir sınıf ve devlet içinde devlet gibi davranan DM'nin bizzat kendisine düşüyor.
5 Mayıs 1979'da kurulan DM'nin asıl görevi rejimi korumaktı. Besic adlı gönüllü milislerle birlikte sayıları 250 bini buluyor.
Fakat DM, güvenlikten çok siyasi ve ekonomik alandaki tekelleşmesiyle dikkat çekiyor. Şirketlerinde çalışan sayısı bünyesindeki silahlı unsurlara yaklaşıyor.
Ruhani Lider Ali Hamaney, başkomutan olarak askeriyeyi de kontrol ederken DM de siyasete ve ticarette tekel oluşturarak rejimi adeta garnizon bir devlete çeviriyor. DM'nin üst kadroları Hamaney tarafından en üst siyasi pozisyonlara atanıyor.

***

Cumhurbaşkanı